(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, vardiya tazminatı ve fazla çalışma parasının geri alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı davacıya ait işyerinde 25.5.1993 - Kasım 1994 tarihleri arasında vardiya başteknisyeni olarak çalışmış ise de bu süre içinde vardiya sistemine tabi tutulmuş değildir. Davalı ünvanı ve görevi nedeniyle vardiyalı işçiler listesini hazırlamakla görevli olduğu halde bordroda kendi adını da yazarak kendisine vardiya primi ödenmesine neden olmuştur. Hakedilmemiş bu ödemenin geri alınıp alınmayacağı konusu taraflar arasında uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
Mahkemece davalının vardiyalı çalışıp çalışmadığı üzerinde durulmaksızın görev anlayışı ve ahlaki nedeniyle vardiya zammına hak kazandığı belirtilerek dava reddedilmiştir.
Uyuşmazlık konusu ödemenin yapıldığı dönemi kapsayan işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin 100. maddesi bu konuda açıktır. Gerçekten "mesai saatleri periyodik olarak değişen ve günün 24 saatini kapsayacak şekilde 3 vardiya olarak çalışılan kısım ve ünitelerde vazifeli bulunanlara.... vardiya tazminatı ödenir" denilmektedir. Davalı vardiyalı olarak çalışılan kısım veya ünitelerde vazifeli olan bir eleman pozisyonunda bulunmadığına göre vardiya zammından yararlanamaz. İlk bilirkişi raporunda davalının geri ödemesi gereken miktar gösterilmiştir. Bu rapor bir değerlendirmeye tabi tutularak yapılan fazla ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.4.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy