(1475 S. K. m. 13, 14, 26)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi işine haksız olarak işveren tarafından son verildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatlarıyla 25 günlük ücret alacağının alınmasını istemiş; mahkemece davacının l.7.1997-25.10.1997 döneminde çalıştığının isbat edilemediği, çalışmış olsa dahi 30.6.1997 tarihli istifa dilekçesine göre ileri sürülen alacaklara hak kazanmadığı şeklindeki savunma benimsenerek istekler reddedilmiştir.
Mahkemece gösterilen gerekçe dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Gerçekten sekreter olarak kooperatif işyerinde çalıştığı anlaşılan davacı işçinin 1.7.1997-25.10.1997 tarihleri arasında bankalardan davalı işveren adına paralar çektiği böylece görevini yürüttüğü banka dekontlarıyla ortaya çıkmaktadır. Bu durum karşısında çalıştığı süre içinde işverene vermiş olduğu istifa dilekçesinin de işleme konulmadığı gibi, hizmet akdi devam ederken verilmiş böyle bir dilekçeye dayanılması da dosya kapsamına göre mümkün değildir. Kaldı ki, bu yazılı deliller dinlenen davacı şahitleri ile de doğrulanmış ve davacının çalıştığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklık kazanmıştır. Bir davalı tanığı savunmayı doğrular şekilde anlatımda bulunmuş ise de tüm dosya içeriği dikkate alındığında onun anlatımına değer verilmesi doğru olmaz. Bu durumda hesaplamalar yapılarak gerçekleşen alacakların hüküm altına alınması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy