(1475 S. K. m. 14, 56, 58)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; katılma yoluyla duruşma talep edilemeyeceğinden duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacının davalıya ait banka şubesinde şef yardımcısı olarak çalışırken ferdi kredilerde usulsüzlük yapılmasından dolayı işine son verildiği anlaşılmaktadır. Davacı feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı isteğiyle bu davayı açmış, mahkemece davacı hakkında yolsuzluktan dolayı kamu davasının açılmış olması gerekçe gösterilerek istek reddedilmiştir.
Davacı hakkında kamu davası açıldığına göre, bu dava dosyası sonucunun öncelikle beklenmesi gerekir. Daha sonra ceza dosyası içeriği bir değerlendirmeye tabi tutulmak ve o dosyaya göre uyuşmazlığın çözümlenmesi mümkün görülmediği takdirde bankacılık işlerinden anlayan bilirkişi marifetiyle araştırma ve inceleme yaptırılarak davacının kusurlu davranışının bulunup bulunmadığı, bir zarara sebebiyet verdiği takdirde, bunun miktarı açıklığa kavuşturulmalıdır. Kusur ve zarar konuları belirlenmeden yazılı şekilde eksik incelemeyle kıdem tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır.
2- Davacı işçi yıllık ücretli izin alacağı da talep etmiştir. Mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin bu istekte reddedilmiştir. Her şeyden önce belirtmek gerekir ki böyle bir alacak feshe bağlı değildir. Bir başka anlatımla fesih haklı ya da haksız olsa dahi koşulları gerçekleşmiş ise bu alacak hüküm altına alınmalıdır. Öte yandan 1475 sayılı İş Kanununun 58. maddesi uyarınca işveren işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir bir kayıt tutmak zorundadır. Böyle bir kanıtla ancak iznin kullandırılıp kullandırılmadığı ispat edilebilir. Bundan başka yine aynı kanunun 56. maddesi uyarınca son ücret üzerinden kullandırılmayan ücret alacağı hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Bu konuda bilirkişice yapılan hesaplama mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy