(1475 S. K. m. 75) (4857 S. K. m. 8, 41, 46, 47)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücretiyle hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı, davalıya ait şirkette muhasebeci olarak çalışırken bankadan tahsil ettiği tasarrufu teşvik nemasını dağıtırken işçilerden Ahmet'e ödeme yapmaması nedeniyle işveren tarafından işten çıkarılmıştır. Kendisi tarafından tasarruf nema ödemesi ile ilgili bordroda Ahmet'in adının yazılı olduğu sütundaki imzanın ona ait olup olmadığı yönünden mahkemece inceleme yapılmış olup, imzanın Ahmet'in eli mahsulü bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumun tespitine dayanılarak mahkemece feshin haksız olduğu sonucuna varılmış ve ihbar ve kıdem tazminatları hüküm altına alınmıştır. Ancak, mahkemenin bu değerlendirmesi hatalıdır. Gerçekten, imzanın Ahmet'e ait olmaması ona ödeme yapılmadığını göstermek de ise de bu durum, bordroyu bizzat düzenleyen bankadan para çekenin ve işçilere ödemede bulunan muhasebeci davacıyı sorumluluktan kurtarmaz. Aslında bu somut olayda ispat külfeti de davacıya düşer ki, buna göre dava dışı Ahmet 'e ödemede bulunduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya koyması gerekir. Bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olan davacının hizmet sözleşmesini feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy