(1086 S. K. m. 409)
Dava: Davacı, davalı bakanlığın 10.3.1997 gün ve 3147 sayılı yetki kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı taraf 3.6.1997 tarihinde oturma gelmedi için mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına, 4.12.1997 tarihli oturuma da gelmemiş olduğu için ikinci defa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra yargılama sürdürülmüş ancak 15.1.1999 tarihinde davacı vekili vekaletten çekilmiş olduğu için keşfiyet davacı asıla tebliğ edilmek istenmiş ancak bu tebligat usulüne uygun çıkarılmadığından gerçekleştirilememiştir. Bu gelişmeden sonra 11.2.1999 tarihli oturuma davalılar gelmişler fakat davacı hazır bulunamamıştır. Bu itibarla HUMK'nun 409. maddesinin son fıkrasındaki "..... ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz...." koşulu bu davada gerçekleşmiş değildir. Böyle olunca davanın açılmamış sayılması şeklindeki mahkeme kararın usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş tarafların huzuru ile yargılamaya devam edilerek toplanacak delillere göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.4.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy