(1086 S. K. m. 38, 74) (1475 S. K. m. 14, 49)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve izin ücret ialacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı işçi davalılara ait işyerinde çalışarak emekli olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasını istemiş, mahkemece istekler kabul edilmiş ise de dava üç kişi hakkında açılmış olup yargılamanın her aşamasında davalılar husumet itirazında bulunmuşlardır. Mahkemece bu sorun üzerinde durulmamıştır. Bir başka anlatımla hüküm eksik incelemeye dayandırılmıştır. Gerçekten bu sorunun çözümlenebilmesi için öncelikle davacıya ait şahsi sicil dosyasının işverenden getirtilmesi ve sigortalı işe giriş belgesi ile sigorta prim bordrolarının da celbedilerek işverenin ya da işverenlerin tespiti yoluna gidilmesi gerekir. Bu belgeler ile bir sonuca varılamadığı takdirde "işyeri A.... Gümrükleme" olduğuna göre, bu gümrük komisyonculuğundan, vergi dairesinden, ticaret odasından ve diğer ilgili resmi kurumlardan sorularak işverenlik sıfatının davalıların tamamının mı yoksa bir kısmına mı ait olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Kabule göre de davacı % 95 oranındaki mevduat faizi ile birlikte kıdem tazminatı isteğinde bulunduğuna göre hükmün bu oranı geçmemek üzere en yüksek mevduat faizi şeklinde kurulması gerekirdi.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilennedenle (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.4.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy