(5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı işçinin uzun süreden beri ihtiyaç duyulan zamanlarda Halk Eğitim merkezinde usta öğretici sıfatıyla Sosyal Sigortalar Kurumuyla irtibatlandırılmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 4. maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığı, görev ve ücretlerinin de aynı kanununun 89. uncu maddesi çerçevesinde tespit edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Her ne kadar iş müfettişi tarafından düzenlenen raporda davacı işçinin İdare Hukuku ilişkisine göre değil, hizmet akdi ilişkisine dayandırılarak çalıştırıldığı, ortada muvazaalı bir işlemin bulunduğu sonucuna varılmış ve mahkemece de bu görüş benimsenerek kıdem tazminatı isteği kabul edilmiş ise de yukarıda sözü geçen yasanın 4. maddesinin geçici personel başlıklı (c) fıkrasında bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Dairesinin ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir biçiminde düzenleme öngörülmüş olup, aynı Yasanın 89. maddesinde de okul kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine ve diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir denildikten sonra son fıkrasında da, ücretle okutulacak ders saatinin sayısı, ders görevi alacaklarının nitelikleri ve diğer hususlar ilgili bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararıyla tespit olunur kuralına yer verilmiştir.
Genel bir anlatımla belirtmek gerekir ki, bu kapsamlı düzenlemeler Milli Eğitim alanında ani olarak veya tetricen ortaya çıkacak öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere öngörülmüş yasal düzenlemelerdir. Kurs öğreticisi olarak duyulan ihtiyaçlar gereği davacı bu yasa hükümlerine dayanılarak çalıştırılmış olup aradaki ilişki hizmet akdine değil, idare hukuku ilişkisine dayanmaktadır. Böyle olunca uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemesi yani adli yargı olmayıp, idari yargı yeridir. O halde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy