(625 S. K. m. 33/1) (818 S. K. m. 339/1)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile ücret farkı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan önemli bir nokta aylık ücretin miktarı ile ilgilidir. Davalı işveren, dosya içeriğine göre Ocak ve Temmuz 1997 aylarında devlet okullarında yapılan zammı davacı öğretmene uygulamamıştır. 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 33. maddesinin birinci fıkrasında özel okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara kıdemlerine göre (emekliler hariç) dengi resmi okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez kuralı öngörülmüştür. Davacı İngilizce öğretmeni emeklidir. Bu durumda davalı işverenin dengi resmi okullarda ödenen aylık ve ek ödemeleri davacıya aynen uygulamak zorunda değildir. Sözleşmeye göre ücretinin tesbiti ve ödenmesi mümkündür. Bu durumda iddia edildiği gibi Ocak ve Temmuz aylarındaki resmi okullar için yapılan zamlardan davacı öğretmenin yararlandırılması düşünülemeyeceğinden fark ücretle ilgili isteğin reddine karar verilmelidir.
3. İkinci bentte açıklandığı üzere zamlı ücrete davacı hak kazanmamış olduğundan ilk bilirkişi raporu esas alınarak kıdem tazminatı hesabı yapılmalıdır. Zamlı ücrete göre düzenlenen bilirkişi raporuna uyularak hüküm kurulması hatalıdır.
4. Taraflar arasında düzenlenmiş olan ferdi hizmet sözleşmesine göre her bir tarafın sözleşmenin süresinin bitiminden bir ay önce feshi yazılı olarak bildirmek mecburiyetinde olduğu öngörülmüştür. Somut olayda davalı işveren 30.6.1997 tarihinde noterliğe başvurarak karşı tarafa fesih bildiriminde bulunmak istemiş, ancak bildirim davacı öğretmene 2.7.1997 tarihinde tebliğ edilmiştir. Oysa sözleşmenin bitim tarihi 1.8.1997 olup bir aylık süreye uyulmuş değildir. Bu olgular karşısında bakiye ücret alacağının reddine karar verilmesi isabetsizdir. Gerçekten sözleşmenin bir yıl için yenilenmiş olduğu kabul edilmelidir. Davacı öğretmenin iş bulduğu da dikkate alınmak suretiyle istek doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000. TL. duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy