(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin davalı işyerinde dönem dönem çalışırken önceki iki dönem çalışmaları sonunda verdiği 31.8.1995 ve 31.7.1996 tarihli istifa dilekçeleriyle özel nedenlerden dolayı işten ayrılmak zorunda kaldığını bildirerek işten ayrıldığı dosyada bulunan imzalı dilekçelerinden anlaşılmaktadır. Davacının dinlettiği tek tanık davacının sürekli çalıştığını açıklamış ise de ifadesinde işverenin sözleşmesini feshettiğini ve işçilik hakları nedeniyle işverene karşı dava açtığını belirtmiştir. Davacı bu tek tanıktan başka bir delile dayanmış değildir. Bu durumda tarafların yazılı ve sözlü delilleri karşılaştırıldığında davacının da imzasını taşıyan dilekçelere itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılmalıdır. Davacı tanığı da davalı işverenle hasım durumunda bulunması sözlü delile dayanılamayacağının diğer önemli bir nedeni sayılmalıdır. Böyle olunca savunma doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.02.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyada bulunan belirli süreli hizmet akitlerinden birincisi 1.10.1994 tarihinde yapılmış olup 9 ay süreli olduğu belirtilmekte ve 31.8.1995 tarihli istifa ile sona erdiği gösterilmektedir.
İkinci sözleşme ise 1.10.1995 tarihinde yapılmış olup, yine 9 ay süreli gösterilmiş ve 31.7.1996 tarihinde istifa ile sona erdiği belirtilmiştir.
31.8.1995 de istifa ettiği belirtilen davacı, 1.10.1995 tarihinde yeniden işe başlatılmış ve yine 31.7.1996 tarihinde istifa ettiği gösterilen davacı 2.9.1996 tarihinde yeniden göreve alınmış ve 5.5.1997 tarihinde ise iş akdi fesh edilmiştir.
Davacı ve gösterdiği tanık beyanlarında çalışmanın aralıksız olduğu ifade edilmiştir.
Davalı işten istifa suretiyle 2 kere ayrılan bir kişiyi ne sebeple yeniden işe başlattığını izah edememiştir. İstifa ettiği belirtilen davacının tahsil ve diğer kişisel özellikleri gözönüne alındığında kendisinden vazgeçilemeyecek bir personel olmadığı görülmektedir. Santral memuru olan davacı iki kere istifa ettiği halde aradan 1 er ay geçtikten hemen sonra yeniden sözleşme yapılarak işe başlatılmıştır. Çalışma süreleri sözleşmelerde 9 ay gösterilmekle beraber birinci dönemle 11 ay, ikinci dönemde 10 ay devam ettirilmiştir. Bir sene süreyle gösterilecek bir çalışmanın kıdem tazminatı hakkı sağlayacağını düşünen işveren belirtilen yöntemlere başvurarak işsiz kalma endişesini her zaman taşıyan işçiden belirtilen istifa dilekçelerini almış ancak hiçbir zaman fiilen ayrılma yaratılmamıştır. Olayların gelişimi bu yönü hiçbir duraksamaya yer vermeyecek derecede ortaya koymaktadır. Bütün amaç kıdem tazminatı hakkı tanımamaktır. Bu nedenlerle mahkemenin gerçeği tespit eden kararının onanması görüşüyle bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy