(1475 S. K. m.14/II, 42)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, bayram ve hafta tatili gündelikleri ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendlerin kapsımı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi önce İdris Aksu'ya ait işyerinde çalışmaya başlamış daha sonra işyerinin 31.12.1996 tarihinde şirketleşmesi sonunda çalışmasını sürdürmüştür. Bu durumda davacı işçinin sözleşmesi 2.2.1998 tarihinde davalı şirket tarafından feshedildiğine göre davalı gerçek kişinin ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarından sorumlu tutulmaması gerekir. Bir başka anlatımla bu iki kalem alacaktan son işveren olan davalı Limited Şirket sorumlu tutulmalıdır. Bu itibarla diğer davalı İ. Aksoy'un sorumluluğu cihetine gidilmesi hatalıdır.
3- Kıdem tazminatının tamamından davalı limited Şirketin sorumlu tutulması isabetli ise de önceki işveren olan İ. Aksoy'un sorumluluğu, kendi nezdinde çalıştığı süre ve şirketleşme tarihindeki aldığı ücretle sınırlıdır. Bu çözüm şekli 1475 sayılı Kanunun 14/II maddesi gereğidir.
4- Genel tatil ve bayram ücreti ile ilgili olarak mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişinin raporunda yapılan açıklama ve hesaplamalar denetime elverişli değildir.
1475 sayılı İş Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında, Yüzde usulü uygulandığı işyerlerinde işçilerin Ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence ödenir denilmektedir. Anılan maddenin son fıkrasında bu işyerlerinde ulusal bayram ve genel tatil ücreti o hafta içinde işçinin elde ettiği yüzde ücretlerinin altıya bölünmesiyle elde edilen günlük ücrettir kuralına yer verilmiştir. Bu kural uyarınca çalışılan ulusal bayram ve genel tatil günleri ücretleri somut olay bakımından ele alınacak olursa davacı komisyon ücreti ile bahşişleri fiilen almış olduğuna göre çalışma karşılığı olan ücretin ödenmediği iddiası dayanaksız kalır. Anılan günler için çalışma karşılığı olmayan ücretin hesap şekli ise 1475 S.K 42. maddesinin anılan fıkralarında gösterilmiştir. Bu durumda davacı taraftan bayram ve genel tatil ücretinden neyi kastettiği sorulmalı çalışma karşılığı olan ve olmayan ücretlerin hiçbirisinin ödenmediği kast ediliyorsa yukarıda açıklamalara göre sonuca gidilmelidir. Bunlardan birinin veya diğerinin kastedildiği takdirde yine aynı açıklamalar dikkate alınarak değerlendirme yapılarak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.06.1999 gününde oybirliği ile ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy