(2822 S. K. m. 2, 6) (1475 S. K. m. 6)
Dava: Belediye-İş Sendikası Üyeleri 1-H.A. 2-T.Ö. 3-A.H.A.adına Avukat İ.T. ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına Avukat M.T. aralarındaki dava hakkında İstanbul 3. İş Mahkemesinden verilen 21.4.1999 günlü ve 168/165 sayılı hüküm, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İşyerinde uygulanmakta olan 1.3.1998-29.2.2000 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin "İşin Denetlenmesi, İşe Alma ve Çalışma Esasları" Başlıklı 3. bölümünde yer alan "İş ve işyeri Değişikliği" başlığını taşıyan 18. maddesinde "İşçiler genel olarak istihdamına esas olan işinde ve branşında çalıştırılır. İşçinin işyerinin ikametgahına yakın olmasına özen gösterilir. Ancak iş icap ve zaruretlerine göre işçiler işyeri içinde veya belediyeye bağlı başka işle de veya yerde de geçici olarak işveren tarafından çalıştırılabilir. Ancak bu süre 5 ayı geçemez. Müdürlük içi yine Anadolu yakasındaki başka bir işyerinde, Avrupa yakasında bir işyerinde çalışan işçinin de aynı müdürlüğün yine Avrupa yakasındaki başka bir işyerinde görevlendirilmesine özen gösterilir" denildikten sonra birinci ve üçüncü fıkralarında da "görülen işin niteliğinde benzerlik olmak kaydıyla yapılacak devamlı nakillerde disiplin kurulu kararı alınır." "İş ve işyeri değişikliği ceza mahiyetinde olamaz. İşçiler, devamlı olarak kadro ünvanları dışındaki işlerde çalıştırılamazlar." kurallarına yer verilmiştir.
Somut olayda davacı işçi, davalı Büyükşehir Belediyesi işletme müdürlüğünde vasıfsız işçi olarak çalışırken kendisi gibi iki işçiyle birlikte yine aynı belediyeye bağlı tanzim satış müdürlüğünde çalışması talimatı verilmiştir. Ancak bu görevlendirme devamlı mahiyet arz ettiği için disiplin kurulundan geçirilmemesi olgusu üzerinde davacı alınarak bu nakil işleminin iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece de Dairemizin bir kararı gerekçe gösterilerek işlemin iptaline karar verilmiştir.
İş Hukukunda geçerli olan ilke işin yürütülmesi ve düzenlenmesinde işverenin yetkili olmasını gerektirir. Ancak bu şekilde işyerinde kuruluş amacına uygun olarak işçilerin çalıştırılması, iş barışının sağlanması ve verimli biçimde sonuç alınması sağlanmış olur. Bu itibarla işverenin işin başkalaştırılması ya da ağırlaştırılması gibi sonuçlar doğurmaması kaydıyla işçinin işine benzer başka bir işe verilmesi ya da başka bir yerde çalıştırılması yetkisi olduğu kabul edilmeli, tabi bütünbunların işin gereği olarak yapılmasıyla sınırlı olduğuda her zaman gözönünde tutulmalıdır. Fakat uygulamada zaman zaman iş ve işyeri değişiklikleri bir ceza şeklinde yapılmakta ve bunun sonucu olarak da hakkın kötüye kullanmaları, engellemek amacıyla Toplu İş Sözleşmeleri ya da ferdi sözleşmelerine bir nevi iş güvencesi olarak hükümler konulmaktadır. Somut olayda da Toplu İş Sözleşmesi hükmü genelde bu nitelikte bir düzenlemeyi içermektedir. Ancak her görevlendirme ve yer değiştirmenin disiplin kurulu kararı ile gerçekleştirilmesi işverenden istenemez. Böyle bir durumda işveren gereği şekilde işi yürütme ve düzenleme olanağından yoksun kalır ki, bunun kabulü mümkün değildir. Fakat öyle haller karşılaşılabilirki bu tür işlemler bir nevi disiplin cezası anlamı taşır. İşte o zaman konunun disiplin cezası üzerinde durularak disiplin kurulundan geçirilmesi koşulunu aramak gerekir.
Tekrar olaya dönmek gerekirse dava dilekçesinde böyle bir disiplin cezasından söz edilmediği gibi dosya içeriğinden bu anlamda bir uygulamanın varlığından söz etmek olanağı yoktur. Mahkemece Dairemizin dosya içine konan kararlarına atıf yapılmış ise de, alınan kararlar işyeri sendika temsilciliği ile ilgili ve temsilcilik sıfatını önler mahiyetteki işlemlerin iptali istemi ile açılmış davalar sonunda verilen kararlara ilişkin olduğu anlaşılabilmektedir. Zira yerel mahkemenin gerekçesinde de bu temsilcilik üzerinde durulmaktadır. Bu sebeple davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.6.1999 gününde oyçokluğuyla ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalı Belediye Başkanlığı adına sendika ile bağıtlanan Toplu İş Sözleşmesinin iş ve işyeri değişikliği başlıklı 18. maddesinde "görülen işin niteliğinde benzerlik olmak kaydı ile yapılacak devamlı nakillerde disiplin kurulu kararı alınır...." denilmektedir.
Daire bozma kararında özetle, böyle bir düzenlemenin işverenin yönetim hakkına müdahale olduğu ve sonuç itibariyle geçerlilik taşımayacağı belirtilmektedir.
İşverenin vereceği emirlerle, yasa, toplu iş sözleşmesi ve iş akdine aykırı olmamak üzere işin yürütümünü düzenleme hakkına işverenin yönetim hakkı denir. Bu hakka bir çok sınırlamalar getirilmesi mümkündür. Yasa, Toplu İş Sözleşmesiyle düzenlenmiş bulunan konularda yönetim hakkının uygulanması mümkün değildir.
Full & Egal Universal Law Academy