(1086 S. K. m. 287)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde çalışırken dava dışı V. Giley'e bir buzdolabı satıldığını adı geçenin 20.000.000 liralık emre muharrer bir bono senedi düzenleyerek kendisini de kefil gösterdiğini bu üçüncü şahsın buzdolabı bedelini ödemesine rağmen davalı işverenin 20.000.000 rakamının önüne 1 rakamını yazmak sureti ile senedi sanki 120.000.000 üzerinden düzenlenmiş gibi icraya koyduğunu ve kendisinin de bu parayı yapılan takip karşısında ödemek zorunda kaldığını iddia ederek 120.000.000 TL. yi masraf ve faizleri ile birlikte daha yüksek miktarda ödediği meblağın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece Adli Tıp Marifeti ile senet üzerinde inceleme yaptırılmış ve gerçekten 1 rakamı ilave edilmek sureti ile senette tahrifat yapıldığı, senedin metnindeki "yüzyirmimilyon" sözcüklerinin sonradan ilave edildiği görüş olarak bildirilmiştir. Dosya içinde bulunan V. Giley'in 20 milyon lirayı ödediği buzdolabını aldığı konusundaki davalı işverene ait belgeler de davacının iddiasını doğrular niteliktedir. Senedin sonradan tahrif edildiğinin anlaşılması, düzenlenen gerçek senet muhtevasına göre buzdolabı bedelinin alıcısı tarafından ödendiği ve böylece davacının iddiasının gerçeğe uygun olduğu anlaşıldığı halde açığa atılan imzadan davacı işçinin sorumlu tutulacağı şeklindeki görüşten hareketle davacının isteğinin reddine karar verilmesi hatalıdır. İşçi işveren ilişkilerinde işçinin zayıf durumda bulunduğu, hata, hile, ikrah gibi hallerde işçinin iradesine değer verilemeyeceği somut olayda olduğu gibi tahrifat olgusu kanıtlanmış bulunduğuna göre artık imzanın bağlayıcılığından söz edilerek bonodan davacının sorumlu tutulması sonucuna varılamaz. Bir başka anlatımla davacı işçi kendisinin yanıltıldığını senette tahrifat yapıldığını her türlü delille ispat etme hakkına sahiptir. Somut olayda da bu durum kanıtlanmış olduğundan istek doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davarım reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.2.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy