(1475 S. K. m. 26, 40)
Dava: Taraflar arasındaki, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.9.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi 1.1.1996 - 31.8.1998 yürürlük süreli Toplu İş Sözleşmesinin hakkında uygulanarak ücret ve ikramiye fark isteklerinde bulunmuş, davalı işveren ise, davacının kapsam dışı statüde bulunduğunu bu statü nedeniyle ücretine zam yapılmış olduğunu savunmuştur.
Mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen rapor gözönünde tutularak istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi raporundan hareketle sonuca varmak mümkün görülmemektedir. Gerçekten bilirkişi sendika üyeliğinin kazanıldığı tarihi dikkate alarak davacının Toplu İş Sözleşmesinden yararlanabileceğini belirtmekle yetinerek hesaplamalar yapmıştır. Oysa davacının fiilen yaptığı iş ve görev unvanı itibariyle kapsam dışı personel olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır. Bu konunun mahkemece açıklığa kavuşturulması bunun için de gerektiği takdirde teknik bir bilirkişi marifetiyle mahallinde inceleme yaptırılarak, sonra da bir değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle bir karar verilmesi icap eder.
Öte yandan kabul şekli itibariyle de davalı işveren savunmanın müteaddit aşamalarında davacı işçiye toplu iş sözleşmesinin zammından yararlanamayacağı düşüncesiyle ayrıca zam yaptığını savunmuş bordrolar ibraz etmiştir. Mükerrer ödemeye yer verilmemesi için bu zamların yapılıp yapılmadığı da incelemeye tabi tutulmalı, yapıldığı takdirde mahsup konusu üzerinde durularak fark ücret alacakları ile ilgili hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy