(1479 S. K. m. 70)
Dava: Davacı, kurum kararının iptali ile sözleşmenin devamına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı eczacı Türk Eczacılar Birliği ile Bağ-Kur arasında 30.12.1997 tarihinde düzenlenen bir protokol bulunduğunu bundan başka yine Bağ Kur ile kendisi arasında da bir sözleşme düzenlenerek protokoldeki hükümler uyarınca işlemler yapılmasının öngörüldüğünü, Bağ-Kur'un bu düzenleyici tasarruflara uymayarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, bunun geçerli olamayacağını ileri sürerek yürürlükte bulunduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
İsteğin bu ileri sürülüş şekline göre taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olup olmadığı şeklindeki uyuşmazlık 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunundan kaynaklanmadığı için aynı Kanunun 70 nci maddesi uyarınca bu davanın İş Mahkemesinde görülmesi olanağı yoktur. Dava sözleşme hukukundan kaynaklanmakta olup, hukuk mahkemesi görevlidir. Her ne kadar daha önce Kocaeli 4'ncü Asliye Hukuk Mahkemesince açılmış olan davaya iş mahkemesince bakılması gerektiğinden söz edilerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, bu karar temyiz aşamasından geçmeden kesinleştiği için bağlayıcı olamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy