(1475 S. K. m. 13, 14, 40, 49)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatları, yıllık izin, ücret farkı ile TİS.den doğan, sosyal hak alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, hizmet sözleşmesinin işverence haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatları ile birlikte bir kısım işçilik alacakları talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacının dava açıldıktan sonra düzenlenen 3.6.1999 tarihli "genel feragatname ve ibraname" başlıklı belgede yazılı olduğu üzere davadaki tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğinden bahisle istek konusu tazminat ve alacakların reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi sözkonusu belgenin ücret alacaklarının ödenmesi karşılığında imzalatıldığını, sözkonusu alacağı elde edebilmek için buna mecbur kaldığını açıklamış ve bir anlamda iradesinin fezada uğratıldığını ileri sürmüştür. Bu konuda dinlenen davacı tanıkları da iddiayı doğrulayan anlatımlarda bulunmuşlardır. Diğer taraftan anılan belgede "ibra ve feragat değeri" 160.000.000 TL. yazılıdır. Bu durum sözkonusu belgenin imzalanması karşılığında belirtilen miktarın ödendiğini göstermektedir. Davalı belediye başkanının mahkemeye gönderdiği yazıda da ödenen bu miktarın ücret alacaklarına ilişkin olduğu açıklanmıştır. Davalı belediye aynı zamanda devamsızlık sebebiyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini de ileri sürmektedir ki; bu durum ödeme savunmasıyla çelişkilidir. Kaldı ki tüm harcamaları Sayıştay denetimine tabi olan belediyenin dava konusu tazminat ve alacakların ödendiği savunmasına rağmen, bu konuda ödeme belgesi sunamamış olması da dikkate değer bir husustur. Bu olgulara göre ibra ve feragatname başlıklı belgenin davacıya 160.000.000 TL ödenmesi karşılığında imzalatıldığı ve bu miktar dışında kalan alacaklar ile tazminatların ödenmediği kabul edilmelidir. Belgenin geçerli bir feragatname olarak kabul edilmesi olanağı da yoktur.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece burada yapılacak iş davacının tüm istekleri gözönünde tutulmak suretiyle deliller de değerlendirilerek sonuca varılmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy