(1475 S. K. m. 13, 14, 17) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem ve sendikal tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat İ.E. ile karşı taraf adına Avukat Z.Ş. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hizmet sözleşmesi 8.3.1998 günü mesai saatinde bir grup arkadaşı ile birlikte kâğıt oynadığı ileri sürülerek feshedilmiş, davacı işçi ise bu iddiayı kabul etmemiş ve sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek bu dava ile ihbar ve kıdem tazminatları ile birlikte sendikal tazminat isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece duruşmada dinlenen tutanak tanıkları, bu konuda tutulan tutanağın okumadan imzalatıldığını ve böyle bir olayın gerçekleşmediğini açıklamışlardır. Buna göre işverenin feshi haklı sebebe dayanmadığından kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki; işyerinde çalışan işçilerin büyük çoğunluğu davacının sözleşmesinin feshedildiği günlerde işyerinde uygulanan toplu sözleşme tarafı sendika üyeliğinden istifa edip bir başka sendikaya üye olmuşlardır. Daha sonra yeni üyeliklerinin gerçekleştiği sendikanın toplu sözleşme yapma yetkisini de aldığı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı işçinin bu sendika değiştirme faaliyetlerinde önderlik ettiği ileri sürülmüş ise de bu soyut bir anlatımdan öteye gitmemektedir. Gerçekten işyerinde çalışanların büyük bir kısmı sendika değiştirmiş ancak işyerinde çalışmaya devam etmişlerdir. Diğer yandan aynı sebeple sözleşmesi feshedilen dört işçiden biri kapsamdışı personel olup sendika ile ilgisinin olmadığı da anlaşılmaktadır. Davacının şikâyeti üzerine bu konuda inceleme yapan Bölge Çalışma Müdürlüğü iş müfettişi de feshin haklı nedene dayanmadığını tespit etmiş, ancak sendikal sebep bulunmadığı kanaatiyle sadece ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanıldığı sonucuna varmıştır. Bu olgulara göre, davacının hizmet sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini kabul etmek olanağı yoktur. Mahkemece sendikal tazminat isteğinin reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminata esas alınan ücretin belirlenme yöntemi ile kıdem tazminatı hesabı denetime elverişli değildir. Bu konuda davalı vekilince yapılan itirazlar mahkemece değerlendirilmemiştir Gerçekten belirlenen günlük giydirilmiş ücret esas alınarak hesaplanan kıdem tazminatında tavan aşılmıştır. Bu şekilde verilen karar hatalı ise de davalı vekilinin tazminata esas ücretin hatalı şekilde belirlendiği itirazı değerlendirildiğinde ücretin tavan miktarının altında kalması ihtimali de mevcuttur. Mahkemece davalı vekilinin itirazları yönünden bilirkişiden ek rapor aldırılmak suretiyle, gerektiğinde kıdem tazminatı tavan miktarı da gözetilerek sonuca gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine peşin alınantemyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının Türk Metal Sendikası'ndan 9.2.1998 tarihinde çekilerek Birleşik metal Sendikası'na üye olması üzerine 11.3.1998 gününde işyerinde iskambil kâğıdıyla oyun oynadığı gerekçesiyle hizmet akdinin feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalının üyesi olduğu MESS işveren sendikası grup toplu iş sözleşmesini önce Türk Metal Sendikası'yla yaptıktan sonraki dönemde Birleşik Metal Sendikası ile yapmış ise de Mayıs 1998 tarihinde süresi sona erecek toplu iş sözleşmesinin tarafının değişmesini etkileyecek şekilde 100 işçinin Türk Metal Sendikası'ndan istifa edip Birleşik Metal Sendikası'na geçmesi ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 25. maddesinde yeni üyeliğin kazanılması Mart 1998 başlarında gerçekleşeceğinden bu dönemde sudan bahanelerle işçilerin topluca hizmet akitlerinin feshi işverenin belli bir sendika üyeliğinin muhafazası ve sendika değiştirmenin önlenmesi amacına yönelik olarak kabul edilmelidir.
Kaldı ki davacının iş saatlerinde oyun oynadığı hususunda davalı tarafın dinlettiği tutanak mumzilerince ispatlanamamıştır. Bu durumda sendikal tazminata ilişkin hükme yönelik davalının temyiz itirazlarının reddi gerekirken kabulüne ilişkin çoğunluğun bozma kararına bu yönden katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy