(625 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, ücret ile cezai şart tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat H. D. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi davalıya ait özel dershane işyerinde belirli süreli hizmet akdiyle çalıştığını ileri sürerek 1.6.1998-14.10.1998 tarihleri arasında ücretinin ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağını talep etmiştir. Davalı işveren ise; davacının belirtilen dönemde çalışmadığını, ücretin çalışma karşılığı ödenebileceğini, belirli süreli hizmet akdinin yazılı olarak ve en az bir yıl süreli olmasının 625 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunundan kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu, oysa ki, sözleşme metninden de anlaşılacağı üzere davacı ile verdiği ders karşılığı ücreti ödenmek üzere hizmet sözleşmesi yapıldığını, özel eğitim mevzuatının da bu tür uygulamaya imkan verdiğini belirterek isteğin reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece davacının belirtilen tarihler arasında ücrete hak kazandığı kabul edilerek istek hüküm altına alınmıştır.
Davacı ile davalı dershane yönetimi arasında 1.9.1997 ve 1.9.1998 başlangıç tarihli ve birer yıl süreli iki ayrı hizmet sözleşmesi imzalanmıştır. Haftalık ders saati sayısı ise 20 saat olarak açıklanmıştır. Diğer yandan davacı ilköğretim öğretmeni olup ilköğretim okulunda okuyan öğrencilere kurs verdirilmek üzere istihdam edilmiştir. İlköğretim eğitiminin kesintisiz sekiz yıla çıkarılmasından sonra dershaneye öğrenci taleplerinin azaldığı ve davacının yukarda belirtilen ve ücreti istenen dönemlerde çalıştırılmadığı dosya içeriği ile sabittir. Her ne kadar davacı bu konuda düzenlediği ihtarnamesinde işyerinde iş görmeye hazır olduğu halde tarafına iş verilmediğinden bahsetmiş ise de, bu dönemde sürekli olarak işyerinde iş verilmesini beklediğini kanıtlayabilmiş değildir. Öte yandan mahkemece dinlenen her iki taraf tanıkları da davacının aylık maaş şeklinde değil, ders başına ücret karşılığı istihdam edildiğini açıklamışlardır. Esasen bu husus sözleşmenin düzenleniş şeklinden de anlaşılabilmektedir.
Özel Eğitim mevzuatının aylık maaşlı çalışma haricinde ders başına ücretli çalışmaya imkan verip vermeyeceği üzerinde de durulmalıdır. 625 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunun 32. maddesinde ...öğretmenler ile kurumun kurucuları veya kurucular temsilcisi arasında hizmet akdi en az bir yıl süreli olmak kaydıyla yazılı olarak yapılır. Yazılı sözleşmede görevin türü, süresi, ders sayısı, aylık ücret veya ders saati başına verilecek ücret miktarı...belirtilir şeklinde kurala yer verilmiştir. Maddeden anlaşılacağı üzere yazılı hizmet akdinin en az bir yıl süreli olması bir zorunluluktur. Yine maddenin düzenleniş şekli itibariyle ücretin aylık ücret veya ders başına ücret şeklinde verilebileceği de anlaşılmaktadır. Aynı doğrultuda bir düzenleme Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 54. maddesinde de öngörülmüş ve sözleşmede görevin çeşidi, süresi, ders sayısı, aylık ücreti, diğer ödenekler, ders saati başına verilecek ücret tutarı...belirtilir kuralına yer verilmiştir.
Özel Dershaneler Tip yönetmeliğinin 30. maddesinde ise Dershanenin öğretim yılı başı Eylül ayının ilk günüdür şeklinde bir düzenleme mevcuttur. Aynı yönetmeliğin 36. maddesinde de ilköğretim okulundan bir üst okula giriş imtihanlarına hazırlık programının bir eylül ile 31 Ocak tarihleri arasında dershane müdürünün uygun göreceği bir tarihte başlayacağı, giriş imtihanlarının yapılacağı tarihe kadar devam edeceği, ara sınıflarda ise öğrencinin devam ettiği okulun ders yılı sonuna kadar kurs programının devam edeceği yazılıdır.
Bütün bu olgulara göre her ne kadar bir yıl süreli hizmet akdi imzalanmış ise de bunun yasa ve yönetmelikteki zorunluluktan kaynaklandığı, diğer taraftan mevzuatın ders başına ücreti ödenmek üzere öğretmen çalıştırılmasına imkan verdiği davacının da bu statüde çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Yine her ne kadar bir yıl süreli hizmet sözleşmesi yapılmışsa da davacının yılın tamamı yerine Özel Dershaneler Tip yönetmeliğinde yazılı süre içinde yani öğrencilerin bir üst okula giriş sınavına kadar çalışabileceği de anlaşılmaktadır. Somut olay bakımından ilköğretimin sekiz yıla çıkması sebebiyle ilköğretim öğrencilerinin kurs talepleri olmamış, buna bağlı olarak davacıya da ders verdirilmemiştir. Bu olgulara göre verdiği ders kadar ücretini alması gereken davacının bu çalışmadığı dönem için ücret talebinde bulunması olanağı yoktur. Mahkemece bu isteğin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise; ücret alacağı yönünden davalı işveren davadan önce temerrüde düşürüldüğü halde talep doğrultusunda temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy