(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı
.. işyerinde 03.11.1981 tarihine kadar çalışmış ve emekli olmak suretiyle işten ayrılmış olup kendisine o günkü hizmeti ve ücreti üzerinden kıdem tazminatı ödenmiştir. Aradan iki yıla yakın bir süre geçtikten sonra 01.07.1983 tarihinde tekrar işe başlamış 01.01.1984 tarihine kadar hizmet akdi ile çalıştıktan sonra bu son tarihte sözleşmeli personel statüsüne geçirilmiş, bu statüde emekli olduğu 10.07.1996 tarihine kadar çalışmış ve yönetmeliğe göre iş sonu tazminatı tam olarak kendisine ödenmiştir.
3- Davacı hizmet akdi ile geçen süreler için fark kıdem tazminatı isteğiyle bu davayı açmıştır. Mütalaasına başvurulan bilirkişi düzenlediği raporda tam süreyi değerlendirmeye tabi tutarak ödenen iş sonu tazminatını mahsup ederek bir hesaplama yapılmıştır. 03.11.1981 tarihine kadar işçilikte geçen süre değerlendirmeye tabi tutulamaz. Zira sonradan iptal ettirilmiş olsa dahi emeklilik nedeniyle sözleşme son bulmuş, o günkü şartlara göre kıdem tazminatı hesaplanarak ödenmiştir.
Bir başka anlatımla bu ilk dönem tasfiye edilmiştir. Bu konuda belirtmek gerekir ki 1475 sayılı İş Kanununun 14/8. maddesinde aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez kuralına yer verilmiştir. Bu kural gereği 1981 yılından önceki dönemin hesaplamaya tabi tutulması imkanı yoktur.
İkinci dönem hizmet 01.07.1983 - 31.12.1983 dönemine ilişkin olup hizmet akdine dayalıdır. 1984 yılı başından itibaren de sözleşmeli statüde üçüncü dönem çalışması söz konusudur. Bu son üçüncü dönem için yürürlükteki mevzuata göre iş sonu tazminatı tam olarak ödenmiştir. İkinci dönem çalışmada 6 ay olarak sürmüştür. Az önce belirtildiği gibi bu hizmet akdine dayalı olarak geçen dönem için davacı kıdem tazminatına hak kazanamaz. Zira bir yıldan daha az sürelidir.
Bu durumda fark kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy