(1475 S. K. m. 35) (818 S. K. m. 117, 158, 159)
Davacı, kıdem ve cezai şart tazminatı ile fazla çalışma parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle işverenin ücret ödemelerini gecikerek ödemesi ile ilgili akdi muhalefeti dosya içerisinden ve bilirkişinin belirlenmesinden anlaşıldığı gibi ekonomik ve mücbir nedenlere dayandığı, işverenin kasti ve kusurlu hareketi sonucu olmadığı bu nedenle cezai şart alacak isteğinin reddedilmesi yerinde olup davacının temyiz isteminin reddi usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, 08.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde, taraflardan herhangi biri bu sözleşme hükümlerine uymadığı, kasden veya kusurlu davranışı ile karşı tarafa zarar verdiği takdirde sözleşmede kararlaştırılan ücretin 1 (bir) yıllık tutarını tazminat olarak ödemek zorundadır" denilmektedir.
Mahkeme kararında, şartlar oluşmadığından cezai şart alacağına gerek olmadığı belirtilmektedir.
Daire çoğunluk kararında ise; ekonomik ve mücbir nedenlerle ve işverenin kasdi ve kusurlu olmayan hareketi sonucu ödemeler yapılamadığı kabul edilerek mahkeme kararı onanmıştır.
Sözleşmenin 11. maddesi iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Davalı işveren bu sözleşmenin ücret ödeme hükümlerine uymamıştır. Maddenin 2. bölümü ise kasıt ve kusurlu hareketle zarar vermeye dayanmaktadır. İşveren ücret ödenmemesine gerekçe olarak ülkedeki ekonomik şartların güçlüğünü ve yeterli öğrenci kaydedilmemesini göstermektedir.
Ceza şartı, bir borcun hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda ya da sözleşme ile kabul edilmiş bir yerde ya da zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun alacaklıya vermeyi kabul ettiği bir şeydir.
İşveren sözleşmede belirtilen ücret ödeme borcunu süresinde yerine getirmemekle sözleşme hükümlerine uymamış olup, 11. madde hükmü gereğince cezai şart adı altında tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmiştir. Davalının gösterdiği ödememe nedenleri mücbir sebep kavramına girmez. Bir olayda mücbir sebebin söz konusu olabilmesi için Borçlar Kanunun 117. maddesi hükmünce borcun yerine getirilmesine engel durumun borçlunun iradesi dışında ve akit yapıldıktan sonra ortaya çıkmış bir durum olması şarttır. Ancak ülkenin ekonomik koşulları gereği ödeyemedik diye bir savunmanın mücbir sebep adı altında kabulüne olanak yoktur. Öğrenci azlığı da bir gerekçe teşkil etmemektedir. Davalı tedbirli bir işveren olarak değişebilecek koşulları her zaman gözönünde tutmak ve ona göre tedbirlerini almak zorundadır. Savunmada yer alan hususlar zorunluluk nedeni kabul edilemez. Yine dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı işverenin dershaneleri geliştirerek okullar kampüsü haline getirdiği ve inşaata yaptığı harcamalar nedeniyle ücret ödemesinden kaçındığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Borçlar Kanunun 159. maddesinin ilk fıkrası hükmünce zarar gerçekleşmiş olmasa bile ceza şartının uygulanması gerekir. Bu olayda süresinde ücretler ödenmemek suretiyle işçi zarara uğratılmıştır. İşveren bilerek ve isteyerek ücretleri ödememiştir.
Bütün bu anlatımlar karşısında sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatı davacı yararına doğmuş olup, hükmün bu bölümünün bozulması görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun onama kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy