(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacının ücret ve prim alacağının, karşı davacının ise, ödenen avanslar ve zimmet miktarı alacağının ödetilmesi isteğiyle açtıkları davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle her iki davada gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı ve karşı davacı adına Avukat G.M.geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi davalılara ait işyerinde çalışmaları karşılığında hak kazandığı ücretleri ile pirimlerin ödenmediğini ileri sürerek, her iki alacağın tahsilini istemiş, davalı işveren ise sözkonusu alacakların ödendiğini savunmakla birlikte, davacının şirket adına tahsil ettiği paraların bir birkısmını kendilerine intikal ettirmediğini ileri sürerek bu konuda istekte bulunmuştur. Mahkemece her iki dava yönünden isteklerin kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Davalı karşı davacı işveren tarafından açılan karşı dava dilekçesinde, davacı işçinin hak kazandığı pirim alacaklarının ödendiği ileri sürülmekle birlikte, şirketin uğradığı zararlar belirtilerek bir hesaplama yapılmış, bulunan toplam zarar miktarından davacı işçinin hak kazandığı ve ödendiği ileri sürülen pirim miktarı çıkarılmak suretiyle kalan miktarın alacakları toplamı olduğu açıklanmıştır. Buna göre pirim alacaklarının davacı karşı davalı işçiye ödenmediği işverence kabul edilmektedir. Diğer taraftan pirim alacağı miktarı konusunda taraflar arasında bir çekişme de yoktur. Böyle olunca mahkemece 344.288.581 TL. pirim alacağının tahsiline ilişkin karar isabetlidir.
Ne var ki, davacı işçi çalıştığı toplam süre olan 23 ay 15 günlük ücretinin ödenmediğini ileri sürerek bu konuda da istekte bulunmuştur. Davalı karşı davacı tarafından dosyaya sunulan "Personel Kıymetli Evrak Zimmet Defteri"nin son sayfalarında davacı işçinin imzasını taşıdığı ve bu davacıya avans olarak yapılan ödemeleri gösterdiği ileri sürülen bazı kayıtlar mevcuttur. Bilirkişi tarafından bu husus bir değerlendirmeye tabi tutulmamış ve davalı karşı davacı vekilinin bu konudaki rapora itirazları mahkemece dikkate alınmamıştır. Bu konuda mahkemece yapılması gereken davacı karşı davalıdan sözkonusu kayıtlara karşı diyecekleri sorularak gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı yönünden bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy