(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret ve ikramiye alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat İ.Y.geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Davacı işçinin nakış ustası olarak çalıştığı işyerinde bazı tekstil ürünlerinin hatalı şekilde üretilmesine sebebiyet verdiği ve sonradan bunu gizlemek için hızar makinasında parçalatarak çuvallara koyduğu ileri sürülerek hizmet sözleşmesi 1475 sayılı İş Kanunun 17/II d ve h maddeleri gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Davacı açmış olduğu bu dava ile feshin haksız olduğunu ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece her iki tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının hatalı üretim yapıldığı vardiyada usta olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının hatalı üretimdeki sorumluluğu, varsa kusur oranı ve zararın on günlük ücreti tutarını aşıp aşmadığı konularında mahkemece teknik rapor aldırılarak inceleme yapılmamış ise de; yine dosya içeriğine göre davacının hatalı üretilen malülleri gizlemek için hızar makinasında parçalattırdığı anlaşılmaktadır. Davacının bu eylemi 1475 sayılı İş Kanunun 17/II d maddesinde yazılı olan doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranışı oluşturur ki, bu durumda davalı işveren tarafından yapılan fesih haklı sebebe dayandığından, davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamaz. Bundan başka davacı işçi üretilen bu defolu malların muhafazası yerine başka türlü kullanılmasına yol açmış bulunduğu için işverenin uğradığı zararın gerçek miktarının belirlenmesine de engel olmuştur. Mahkemece davacının ihmali bulunduğu da kabul edildiğine göre bütün bu olgular dikkate alınmak suretiyle somut olayda ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir davranışın sözkonusu olduğu kabul edilmelidir. Hatalı değerlendirmeyle ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy