(1475 S. K. m. 14, 16/II)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, kötü niyet ve manevi tazminat ile faiz alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 7.11.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat G. Aksu geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalıya ait özel okulda 1992 yılından itibaren sınıf öğretmeni olarak çalıştığı, 1999-2000 öğretim yılı öncesinde tüm öğretmenlerin katılması zorunlu olan toplantıya işverence alınmadığı gibi, aynı eğitim yılında görev yapacak öğretmenler listesinde isminin bulunmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacı bunun üzerine noter kanalıyla işverene gönderdiği ihtarname ile yukarda açıklanan hususlardan bahsederek bu uygulamanın hizmet sözleşmesinin işverence feshi anlamına gelip gelmeyeceği konusunda açıklama istemiş, davalı işveren ise sözleşmesinin devam ettiğini bildirmiştir. Bu defa davacı işçi, işyerindeki görevinin ne olacağının tespitini noter kanalıyla yaptırmak istemiş ancak bundan da sonuç alamamıştır. Davacı 21.9.1999 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğüne durumunu açıklayan ayrıntılı bir dilekçe vererek, yasal haklarını talep etmiştir. Davacı işçi bu dava ile iş müfettişliği tarafından da tespit edilen kıdem tazminatını da talep etmiştir.
Mahkemece davacının yedek öğretmen olarak çalıştırılmasının işverenin yönetim hakkıyla ilgili olduğu, bu görevi kabul etmeyen ve işyerine gelmeyen davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Davacının yedi yıl sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra sebepsiz yere yedek öğretmen olarak görevlendirilmesi iş şartlarının başkalaştırılması ve işçi aleyhine ağırlaştırılması olarak kabul edilmelidir. Davacının yukarda açıklandığı gibi öğretim yılı başında ders programlarının görüşüldüğü kurul toplantısına alınmaması ve yıl içinde görev yapacak olan öğretmenlerin adres ve telefonlarının yer aldığı listede adına yer verilmemesi de iş şartlarının işçi aleyhine değiştirildiğinin bir göstergesidir. Böyle olunca 1475 sayılı İş Kanunun 16/II-e maddesine göre sözleşmesini fesheden davacı işçi, kıdem tazminatına hak kazanır. Mahkemece aksine düşünceyle yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi hatalıdır.
3- Taraflar arasında yazılı hizmet sözleşmesinin 6- d maddesinde aylık ücretlerin zamanında ödenmemesi halinde her gün için yüzde üç gecikme zammının uygulanacağı kabul edilmiştir. Davacıya ücret alacaklarının 14.10.1999 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı işçi bu dava ile söz konusu alacak yönünden işlemiş faiz isteğinde de bulunmuş, mahkemece işverenin temerrüde düşürülmediğinden bahisle faiz isteğinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacının bu ödemeden önce faiz hakkını saklı tuttuğu ve 6.9.1999 tarihinde noter kanılıyla gönderilen ihtarname ile anılan ücret alacağı yönünden işverene yedi günlük süre tanındığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece tebliği izleyen yedi gün bitiminde işverenin temerrüde düştüğü kabul edilmeli ve bu tarihten ödeme tarihine kadar istek konusu işlemiş faiz alacağına karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2000 gününde oybirliği karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy