(743 S. K. m. 2)
Davacı, ücret, ikramiye, fazla çalışma ve yıllık izin, bayram, hafta ve genel tatil gündelikleri, gece zammı gündelikleri, gece zammı ile vardiya primi alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, iki tarafın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine 14.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı işçi, davalının sendika üyesi olmayan işçileri sağladığı hak ve menfaatlerden TİS.nin 8/b maddesi gereğince kendisine de yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek fark alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren yararlanılmak istenilen TİS.nin anılan maddesinin son cümlesinde kapsam dışı personelin uygulamadan ayrık tutulduğunu, kapsam dışı personele uygulanan zamlardan davacının yararlanmasının mümkün olmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme istek doğrultusunda karar vermiştir.
TİS.nin ilgili 8/b maddesinde sendika üyesi olsun olmasın herhangi bir işçiye bu maddede sayılan hak ve yararlar işverence uygulandığı taktirde bu uygulama sendikanın bu sözleşme kapsamındaki tüm üyelerine bu sözleşme ile sağlanan hak ve yararlara ek olarak uygulanır. Ancak kapsam dışı personel ile sendikalı işçilerin tümüne yapılacak uygulama bu hükmün dışındadır kuralı getirilmiştir.
TİS.nin 4/b maddesinde ise kapsamdışı personelin sıfatları ve bazıları için azami sayılar belirlenmiştir. Bu sayıların üzerinde kapsam dışı personel çalıştırılması halinde herhangi bir yaptırım getirilmemiştir. Dava konumuz işyerinde 100 olarak belirlenmesine rağmen 116 kapsam dışı personel çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.
İşyerinde doğalgaz dağıtım işi yapılmakta olup son yıllarda ülkemizde özellikle işyerinin bulunduğu İstanbul'daki nüfus yoğunluğu ve hızlı nüfus artışı gözönünde bulundurulduğunda daha çok aboneye hizmet verilmeye çalışıldığı, hatta isteklerin karşılanmasında güçlük çekilmesi sebebiyle yeni abone kısıtlamasına gidilmesinin düşünüldüğü bilinen ve kanıtlanmasına gerek bulunmayan gerçeklerdir. Nitekim TİS.nin imza tarihinde işyerinde çalışan işçi sayısı 1370 iken 1997 yılı sonunda 2004'de ulaşmıştır. İşyerinde % 86 olan sendikalı işçi sayısı yeni alınan işçilerin taraf sendikaya üye olmaları nedeni ile önemli bir değişikliğe uğramamıştır. İşyerinde kapsam içi işçi sayısı artışına paralel olarak kapsamdışı personelde artırılmış ancak bu artışın genel artış oranına göre çok düşük kaldığı gözlenmiştir. İşin teknik özelliği gereği işyerinde daha fazla kapsam dışı teknik eleman çalıştırma zorunluluğu doğduğu için belirlenen sayıdan fazla kapsam dışı personel çalıştırıldığı açıktır. İşverenin işin yürümesi için zorunluluk sonucu iyiniyetli eylemi TİS.nin aleyhine yorumlanmasını gerektirmez. M.K.nun 2. maddesi gereği objektif iyiniyet kurallarına göre sonuca gidilmelidir.
Mücbir nedenlerle (yeterli teknik eleman çalıştırılmaması doğal gazın özelliği gereği şehri ve yaşıyanları büyük tehlike altında bırakacağı düşünüldüğünde) bir yaptırımı bulunmayan 100 sayısını aşan kapsam dışı personel çalıştırılması davanın kabulü için yeterli değildir.
Bu sebeplerle davanın reddi mahalli mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan daire çoğunluğunun onama kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy