(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, ikramiye ve izin alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.11.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat ..... ile karşı taraf adına Avukat
geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, işveren tarafından haksız olarak işten çıkartıldığını belirterek ihbar, kıdem tazminatları ile ikramiye ve ücretli izin alacağı istemlerinde bulunmuş olup mahkeme ihbar ve kıdem tazminatları ile izin alacağını hüküm altına almıştır.
Davacı, işverenin kendisini bürosuna davet ederek hakaretlerde bulunduğu gibi işten kovduğunu da ileri sürmüştür.
Davalı işveren ise savunmalarında; işten çıkartılma gibi bir durum olmadığını gerçekte ise davacının kendisinin işyerini terk ettiğini belirtmiştir.
İşveren vekili ve yönetim kurulu başkanı olan
. İş Müfettişine vermiş olduğu 13.05.1998 tarihli beyanında ...kendisine gelen sürekli telefonlardan rahatsızlık duyulduğunu ve diğer personelinde bu durumdan hoşnutsuz olduğunu, mesai saatleri içinde akrabalarının dışındaki insanların telefonlarının bağlanmayacağının söylenmesi üzerine o halde bende çalışmam diyerek kızgınlıkla odayı ve daha sonra da işyerini terk ettiğini... ifade etmiştir.
Dinlenen davacı ve davalı tanıkları; ... işverenin davacının iddia ettiği şekilde hakaret edip işten kovduğu şeklinde... bir bilgi vermemişlerdir.
Buna karşılık aynı tanıklar işverenle bürosunda konuşan davacının bürodan çıkıp artık bu şartlarla çalışamam diyerek işyerini terk ettiğini ifade etmişlerdir.
Davacı ile işveren arasında bir tartışma geçtiği açıktır. Davacı bu tartışmanın nedenini açıklamamış, buna karşılık işveren ise dışarıdan telefonla daha az aranması hususunun ihtarı üzerine kızan davacının işyerini terk ettiğini ifade etmektedir.
Yukarıda da belirtildiği şekilde tanıklar, davacının görüşmeden kızgın bir şekilde çıktığını ve artık bu şartlarla burada çalışılmaz diyerek işi terk ettiğini ifade etmişlerdir. Davacının bu şartlar diyerek, dışarıdan akrabaları dışında telefonla aranmasının engellenmesini ifade etmek istediği olayların gelişiminden anlaşılmaktadır.
Davacı, işveren tarafından kendisine hakaret edildiğini ve kovulduğunu kanıtlayamamıştır. Ortada hakaret ve işten kovulma olguları olmadığına göre kendi düşüncelerine göre işyerinde çalışamayacağını anlayan davacı işyerini terk etmiş olup, ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamaz. Aksine düşüncelerle bu tazminatları hüküm altına alan mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa, yükletilin esine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacının işyerinde modelist ve stilist olarak 5 yıl 11 ay 11 gün kıdemi olduğu halde asgari ücret üzerinden bordro düzenlenen davacının ücret zammı döneminde odasına çağrıldığı şirket yetkilisi tarafından hakarete uğrayıp işten kovulduğu bunun üzerine eşyalarını toplayıp aynı gün işyerini terk ettiği bilahare devamsızlık tutanaklarının işverence tutulduğu dinlenen tanık anlatımlarından anlaşıldığından hizmet akdinin haklı bir sebep bulunmaksızın davalı tarafça feshedilmesi nedeni ile ihbar ve kıdem tazminatlarını hüküm altına alan yerel mahkeme kararının onanması düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy