(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatının, ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.11.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Hacer Tuna Eşitgen geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin formen olarak işyerinde çalışırken ortaya çıkan bir sağlık sorunu sebebiyle eczaneye gitmek ihtiyacını hissettiği ve bunun için Müfit isimli işyerinde çalışan bir arkadaşının arabasını emanet olarak alıp giderken kazaya sebebiyet verdiği ve bunun sonucunda da iki saat kadar işyerine gidemediği, fakat aynı gün yani Cumartesi mesai bitiminden önce işyerine döndüğü, hafta tatilinden sonra pazartesi günü işyerine geldiği iş akdinin feshedildiğinin işveren tarafından şifahen bildirildiği anlaşılmaktadır.
İşyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre her türlü disiplin cezasının disiplin kurulundan geçirilmesi gerekir. Fesih işlemi de en ağır bir ceza olduğuna göre aynı prosedüre tabidir. Toplanan delillerden fesih işleminin disiplin kurulundan geçirilmediği sonucuna varılabilmektedir. Bir an için bu feshin geçersiz olduğu yani tutanaklarda belirtilen bu durumun davacı işçiye önceki evrede ulaştırılmadığı böylece kağıt üzerinde kaldığı, daha sonra usulüne uygun biçimde disiplin kurulundan geçirildiği görüşü benimsendiği takdirde; öncelikle belirtilmelidir ki işyerinden davacının ayrılmasının işi tehlikeye düşürdüğü, aksattığı sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Taraf tanıkları bu konuda herhangi bir açıklama yapmamışlardır. Buna dair başka bir delil de mevcut değildir. Devamsızlık olgusu dikkate alındığında da iki saatlik bir işyerinden ayrılma işi aksatmamak şartıyla sözleşmenin feshi için yeterli değildir. 1475 sayılı İş Kanununun 17/II-f maddesinde ardı ardına iki gün yahut bir ayda üç iş günü işyerine gitmemeyi fesih sebebi saymaktadır. Bu hüküm davacı işçi aleyhine olarak genişletilemez. Çünkü bu tür kurallar nispi buyurucu nitelikte olup işçi yararına değiştirilebilir, genişletilebilir üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da davacı işçinin trafik olayından sonra bir bayanla dönmüş olmasının somut olay bakımından sonuca etkili olmadığıdır. Salt bu olgu işçinin aleyhine değerlendirilemez. O bayanın kim olduğu ne için geldiği olaydan anlaşılamamaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında feshin haksız olduğu kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy