(1475 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki prim alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.09.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat
ile karşı taraf adına Avukat
geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, toplu iş sözleşmesinde öngörülen prim alacağını talep etmiş, davalı işveren ise işyerinde üretime son verildiğini, söz konusu prim alacağına üretime yönelik çalışma ile hak kazanılabileceğini belirterek isteğin reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, üretime yönelik çalışma yapılmayan dönem için bu primin ödenip ödenmeyeceği noktasındadır. Toplu iş sözleşmesinin Ek-5. maddesinde işyerinde çalışan müstahsil ve gayri müstahsil işçileri için ayrı ayrı oran belirtilmek suretiyle prim esasları düzenlenmiştir. Ancak her iki grup çalışan içinde de bu primin hesaplanmasında istihsal+hammadde tasarrufu+malzeme tasarrufu ölçütlerinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki işyerinde üretimin tamamen durdurulduğu taraflar arasında tartışmasız olduğuna göre prim hesaplama formülünde öngörülen ölçütleri kullanma olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar işverence kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir hesap yapılmış ise de bunun, üretime devam edilmiş olması varsayımına dayandığı açıktır.
Öte yandan toplu iş sözleşmesinin Ek-5, B-2/10. maddesinde istihsal faaliyetlerinin kısmen veya tamamen durdurulmasını gerektiren tevsi, ıslah veya buna benzer sebeplerle demontaj ve montaj işlerinde çalıştırılan işçilerin primleri işbu toplu iş sözleşmesinde yer alan prim esasları dahilinde ödenir şeklinde düzenlemeye yer verilmiş ise de, burada ilerde yapılacak olan üretime hazırlık amacıyla demontaj ve montaj işlerinde çalıştırılan işçilere anılan primin ödeneceğinden söz edildiği görülmektedir. Somut olayda ise üretim faaliyeti tamamen durdurulmuş, işyerinde çalışan tüm işçiler sadece fabrikanın üretime yönelik olmayan bakım ve temizlik işlerinde çalıştırılmışlardır. Bu maddi olgulara göre davacı işçinin toplu iş sözleşmesinde öngörülen prime hak kazanma koşullarını taşımadığı kabul edilmelidir. Her ne kadar daha önce aynı konuda Dairemize intikal eden davalarda anılan alacağın kabulüne ilişkin mahkeme kararları onanmış ise de konunun ayrıntılı olarak yeniden değerlendirilmesi sonucunda dava konusu prime hak kazanılmadığı görüşüne varılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy