(1475 S. K. m. 14, 35) (1086 S. K. m. 426/T)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin hizmet akdini haklı olarak feshettiğinin kabulü dosya içeriğine göre mümkün görülmemektedir. Gerçekten davacı fazla mesai ve izin ile ilgili olarak dava dilekçesinde kimi olaylardan söz etmekte ise de gösterdiği tanıklar çelişkili anlatımlarda bulunmuşlardır. Öte yandan, davalı davacının haklı bir neden olmaksızın işten ayrıldığını savunmuş olup dosya içinde bulunan 11.02.1998 tarihli istifa dilekçesinde sadece işyerinden ayrılacağını bildirmekle yetinmiştir. Bu dilekçede ne izin ve ne de fazla mesai ile ilgili bir iddiada bulunmuş değildir. Davalı tanığı ayrıntılı ifadelerinde de davacı işçinin işten ayrılmak istediğini kendisine söylediğini, uzun bir çalışması olduğu için bu fikrinden vazgeçirmek için çaba sarf ettiğini ancak bütün bunlara rağmen davacının işten ayrıldığını, o tarihte personel şefi unvanı ile çalışmakta olduğunu, bu itibarla olayları yakından bilip takip ettiğini belirtmiştir. Bundan başka dosya içinde bulunan sigorta kayıtlarından davacı işçinin başka işyerinde çalıştığına dair bilgiler mevcut olup gerçekten işten ayrıldıktan hemen ertesi günü bir başka işyerinde çalıştığı görülmektedir.
Mahkemece bu yazılı ve sözlü eksiklikler bir değerlendirmeye tabi tutulmadan ve gerekçe dahi gösterilmeden kıdem tazminatı isteği kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında dava reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.12.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı davalıya ait gemide makine lostrosu olarak çalışmakta iken elektrik zabitliği ek görevinin de verildiğini, fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiğini işverenin baskı ve haksız muamelelerine dayanmayıp ayrıldığını belirterek kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti isteğinde bulunmuş ise de, fazla mesai talebini atiye bırakmıştır. Mahkeme kıdem tazminatı isteğini hüküm altına almıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş akdini feshinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Aynı gemide evvelce birlikte çalışan davacı tanıkları fazla mesai çalışma sürelerinin gemi kaptanı tarafından tutulduğunu, ancak işverence bu ücretlerin eksik ödendiğini, makineci olan davacının ek görev olarak elektrik işinin de verildiğini bu duruma ve baskılara dayanamayan davacının ayrılma zorunda kaldığını belirtmişlerdir. İşveren personel şefi olan davalı tanığı ise, davacının başka bir iş bulduğundan ayrılacağını kendisinden duyduğunu ek görevde çalıştırılmadığını fazla mesai ücretlerinin de ödendiğini söylemiştir.
Davacı istifa dilekçesinde ayrılma sebebini belirtmemiş ise de, dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını açıkça doğrulamışlardır. Davacının iş bulup hemen ertesi günü o işyerine girdiğine dair dosya da bir bilgi mevcut değildir. Davalıya ait gemide on seneyi aşkın bir zamandan beri aralıksız çalışan davacının ortada hiçbir sebep yok iken istifa edip işyerinden ayrılması hayatın olağan durumuna aykırıdır. Bu olgular karşısında davacının iş akdini haklı bir sebeple feshettiği sonucu doğar ki bu durumda da kıdem tazminatına hak kazanır. Bu nedenlerle çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy