(2822 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.12.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat
..ile karşı taraf adına Avukat
.geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece daha önce verilen karar Dairemizce muvazaanın yeterince araştırılmadığı noktasından bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada taraflara delillerini ibraz için kesin süre verilmiş, taraflar vekillerinin sunduğu Yargıtay içtihatlarına nazaran ve başkaca maddi delil araştırılmaksızın bu defa davalı ile taşeronlar arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğu kabul edilerek, sendika üyesi olan davacı işçinin 2822 sayılı yasanın 9. maddesine göre toplu sözleşmeden yararlanması gerektiği sonucuna varılarak davacının sözleşmeden kaynaklanan isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere çok sayıda işçinin çalıştığı işyerinde muvazaa iddiası üzerinde hassasiyetle durulması gerekir. Davacı işçi keşif sırasında bazı taşeron firma isimlerinden bahsetmişse de sorunun isabetli bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle davacının şahsi dosyası ile sigorta dosyasının celbi ile hangi taşeronlar nezdinde ne kadar süre ile çalıştığı kesin olarak belirlenmelidir. Bundan sonra ilgili taşeronların ticaret sicil kayıtları getirilerek, hangi tarihte kuruldukları, faaliyet alanlarının neler olduğu, ortakların isimleri ve merkez adresleri tespit olunmalıdır. Taşeron firmaların bu ihalelerden önce aynı iştigal alanında faaliyet gösterip göstermediği, işin bitiminden sonra faaliyetine devam edip etmediği, kadrolarında demir çelik yüksek fırın işinden anlayan uzman kişilerin bulunup bulunmadığı hususları da araştırılmalıdır. Vergi kayıtları ile sermaye durumları da yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere getirilmelidir. Mahkemece tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek taşeron firmalar ile asıl işveren arasındaki her bir sözleşmenin ayrı ayrı muvazaalı olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Söz konusu taşeronluk sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun anlaşılması halinde, davacının sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarih araştırılarak, bu tarihten itibaren hesaplama yapılmak suretiyle toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar hüküm altına alınmalıdır. Şayet ortada muvazaanın bulunmadığı kanaatine varılırsa davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy