(1475 S. K. m. 14, 49)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, vergi iadesi, telefon görüşmesi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23/1/2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Uygun Kızılkar ile karşı taraf adına Avukat Ahmet Gürel geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece aynı işverene karşı açılan 11 dava dosyasında birleştirme kararı verilerek, birlikte yargılama yapılmış ve karar verilmiştir. Ne var ki her bir davacı işçi önce kısmi davalar açmışlar, sonra açıklama dilekçeleri ile daha önce taleb edilmeyen bazı konularda istekte bulunmuşlar, en sonunda da ek davalar açılmış, bu davalar da kısmi davalarla birleştirilmiştir. Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığına göre, her bir davanın ayrı ayrı görülüp sonuçlandırılması gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi bakımından önemlidir. Bu nedenle mahkemece davaların ayrılmasına karar verilmelidir.
3- Davacıların son ay ücret bordroları dikkate alınarak tazminata esas ücretleri belirlenmiştir. Ancak sözkonusu bordrolarda yüksek miktarlarda pirim, ikramiye gibi tahakkuklar yeralmaktadır. Devamlılık arzeden bu tür ödemelerin tazminat hesabında dikkate alınması gerekirse de bir yıllık toplamının 365'e bölünmesi suretiyle bir güne isabet eden tutar belirlenerek hesaplama yapılmalıdır.
4- Hüküm altına alınan izin ücretinin de yukarda açıklandığı üzere belirlenen tazminata esas alınan ücret üzerinden hesaplanması hatalı olmuştur. Gerçekten yıllık ücretli izin alacağı giydirilmiş ücretten değil çıplak ücretten hesaplanmalıdır.
5- Mahkemece verilen kararda hüküm fıkrasında sadece rakamlar yer almış ve bu miktarın hangi tazminat ve alacaklara ilişkin olduğu kalem kalem açıklanmamıştır. Hüküm brüt miktarlar üzerinden kurulmuş olup bu şekilde verilen karar infazda tereddütlere yol açabilecek niteliktedir. Gerçekten de kıdem tazminatı gelir vergisine tabi olmayıp sadece damga vergisi kesintisi yapılmaktadır. O halde alacak ve tazminat tür ve miktarlarının açıkça gösterilmesi ve buna göre faiz başlangıç tarihlerinin de ayrı ayrı belirtilmesi gerekir.
6- Birleşen bir kısım dava dosyalarında kısmi davada fazlaya dair haklar saklı tutulmuş ise de faiz istememiştir. Sonradan mahkemeye verilen açıklama dilekçesinde faiz talebinde bulunulmuştur. Davalı vekili tarafından buna iddianın genişletilmesine muvafakat etmedikleri yönünde karşı çıkılmamıştır. Bu durumda faize karar verilmesi gerekir. Ayrıca birleştirilen bazı davalarda kıdem tazminatı için faiz isteği olduğu halde fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizine karar verilmemesi de hatalı olmuştur.
7- Vekalet ücreti konusunda da nispi vekalet ücretinin kabulünün gerekeceği açıktır. Nispi maktu demek suretiyle bu konuda tereddütler meydana getirilmesi de hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 lira. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy