(818 S. K. m. 158)
Dava: Davacı, cezai şart tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Taraflar arasında 6.7.I999 - 6.7.2000 dönemini kapsayan belirli süreli sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme ile taraflardan birisinin süresinden önce hizmet akdini haksız olarak feshetmesi halinde diğer tarafta 4 brüt maaş tutarında tazminat ödeyeceğinin kurala bağlarıdığı, davalı işçinin 18.10.1999 tarihli dilekçe ile "........... ortaya çıkan ve nükseden bel ağrım nedeniyle çalışırken zorlanmakta ve görevimi tam yerine getirememekteyim. Bundan dolayı buradaki çalışma hayatıma son vermek istiyorum istifamın 30.10.1999 tarihinden itibaren geçerli olacağı......." şeklinde fesih iradesini açıkladığı, davalı işveren yetkilisinin istifa dilekçesi üzerine "uygundur, Gereği için Personel Müd. Arz olunur." Şeklinde şerh düştüğü dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacı işveren davalı işçinin hizmet akdini süresinden önce haklı neden olmadan feshettiğini ileri sürerek sözleşmede öngörülen cezai şart isteğinde bulunmuştur. Davalı işçi ise hizmet akdini sağlık nedeni ile feshettiğini belirterek isteğin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı işverence istifa dilekçesi üzerine konulan şerhin istifa isteği ve ileri sürülen fesih nedeninin kabulü anlamına geldiği gerekçesi ile isteğin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, fesih beyanı, bozucu yenilik doğuran haklardan olup, karşı tarafa ulaşmakla, muhatabın kabulüne bağlı olmaksızın sonuçlarını doğurur. Somut olayda işveren tarafından davalının istifa dilekçesi üzerine konulan şerh ile dilekçenin verildiği ve tarihini ve ilgili birime havale edildiğini belirtmeye yönelik usuli bir işlem yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Böyle olunca, anılan işlemden tarafların akdin feshi konusunda anlaştıkları ve ileri sürülen fesih nedeninin kabul edildiği sonucunun çıkarılması gerçeğe ve dosya içeriğine uygun düşmez. Akdin davalı işçi tarafından tek taraflı olarak feshedildiği kabul edilmeli, işverence yapılan işlemin sonuca etkili olmadığı düşünülmelidir.
Öte yandan davalı işçi, 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 16/I-a maddesinde belirtilen sağlık nedenine dayanarak akdi feshettiğini belirtmiş olduğuna göre, anılan madde koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, akdin haklı nedenle feshedilip edilmediği açıklığa kavuşturulduktan sonra, istek konusunda hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu yönde yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde davacı işverenin cezai şart isteğinin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy