(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davacı işçinin kıdem tazminatı isteği hüküm altına almış ise de akdin haklı neden olmadan davacı tarafından feshedildiğini ileri süren davalı işveren savunmasını kanıtlamak bakımından işyerinde düzenlenen 30.9.1999 tarihli tutanağa ve tutanak mümzilerinin anlatımlarına dayanmıştır. Anılan tutanakta davacının 25.9.1999 tarihinden itibaren işe gelmediği ve işten ayrıldığı gün başka bir işyerinde çalışmaya başladığı belirtilmektedir. Dinlenen davalı tanıkları da tutanak içeriğinin doğru olduğunu açıklamışlardır. Buna karşılık bir davacı tanığı akdin davacı işçi tarafından feshedildiğini açıkça belirtmiş, diğer davacı tanıkları ise bu konuda bilgilerinin olmadığını açıklamışlardır. Bu delil durumu karşısında hizmet akdinin davacı işçi tarafından haklı neden olmadan feshedildiğinin kabul edilerek ve davacı işçinin kıdem tazminatı isteğinin reddedilmesi gerekir. Bu konuda ayrıca belirtmek gerekir ki, salt tutanak mümzilerinin halen çalışan işçiler olması ve davacı işçinin imzasının bulunmaması nedeniyle tutanağın geçersiz olduğunun kabulü doğru olmaz. O halde karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZLMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy