(1475 S. K. m. 14, 16, 26)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve iş güvencesi tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin belediyeye ait işyerinde fen işleri bölümünde çalışırken 21.7.1999 tarihinde temizlik işleri bölümünde çalışması istendiği ancak önce 10 günlük rapor aldığı, sonrada işyerine gitmediği bu suretle sözleşmeyi kendisinin feshettiği, anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı işyerini terk eden sonra davalı işveren disiplin kurulu kararı ile sözleşmeyi feshetmişse de daha önce gerçekleşen hukuki durumu işverenin bu işlemini değiştirecek nitelikte olduğu düşünülemez. Bu durumda feshin haklı olduğu kabul edilerek davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmalıdır. Mahkemece kıdem tazminatının hüküm altına alınması isabetlidir. Ne var ki mahkemenin ayrıca iş güvencesi tazminatını da hüküm altına alması doğru değildir. Davacının iş yerini terk etmesi sebebi ile akit sona erdiğine göre iş güvencesi tazminatı şartları olayda gerçekleşmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy