(743 S. K. m. 2, 68) (2821 s. Sendikalar K. m. 16, 19, 52)
1. Eşref 2. Doğan adına Avukat Osman ile Türkiye Belediye İş Sendikası adına avukat İsmail aralarındaki dava hakkında (Ankara Beşinci iş Mahkemesi)nden verilen 21.9.2000 günlü ve 2102-858 sayılı hüküm taraflar avukatınca temyiz edilmiş ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Türkiye Belediye İş Sendikasının Olağan Genel Kurulu 3-4-5 Eylül 1999 günleri yapılmış ve davacılar Eşref ile Doğan Genel Kurula iştirak etmiş ve istekte bulundukları görevler için yapılan seçimleri kaybetmişler ve 4.10.1999 tarihinde genel kurulun ve genel kurulda alınan tüm kararların iptali amacıyla açtıkları davaya karşılık sendikada ileride genel kurulun iptaline karar verildiği takdirde toplanan genel kurul için yapılan masraflar karşılığı şimdilik kaydıyla on milyar liranın davacılardan tahsilini istemiştir.
Mahkeme, davacılardan Eşref ile davalı-karşı davacı sendikanın davalarının reddine, diğer davacı Doğan'ın davasının kabulü ile yapılan genel kurulun tüm sonuçlarıyla iptaline, yönetim kuruluna işten el çektirilerek seçimi ve genel kurulu yasaya tüzüğe ve yönetmeliğe uygun şekilde yapmak ve cari işlemleri yürütmek üzere 3 kayyum tayinine karar vermiş olup, karar davalı karşı davacı sendika ile davacılardan Eşref tarafından temyiz edilmiştir.
A) Davacı-karşı davalı Eşrefin temyizi ile ilgili inceleme;
Davacı Eşref genel kuruldan önceki dönemde yönetim kurulu üyesi (araştırma ve planlama sekreteri) olup, katıldığı genel kurulun delege sayılarının sendika tüzüğü ve seçim yönetmeliğine aykırı şekilde tespit edildiğini ileri sürerek genel kurulun tüm sonuçlarıyla birlikte iptalini istemektedir. Ancak yönetim kurulu üyesi olan bu davacı illere göre delege sayılarının eksik veya fazla belirlendiğini genel kurulun iptaline gerekçe olarak göstermekte ise de, delegelerin belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu toplantısı 26.7.1999 günü yapılmış ve davacı bu toplantıya katıldığı gibi alınan kararlara iştirak etmiştir. Yine bu davacı genel kurulda yazılı veya sözlü olarak konuyu gündeme getirmemiş ve genel kurulca alınan kararlara da karşı koymamıştır, iddia konusu yaptığı delegelerin yanlış tespit ve dağılımına ilişkin kararlar kendi oyuyla meydana gelmiş olup, oluşumuna katkıda bulunduğu bir hukuka aykırılıktan yararlanması mümkün olmayıp aksi durum Medeni Kanunun 2. maddesinden kaynaklanan hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğinden bu nedenlerle bu davacının temyiz istemlerinin reddine
B) Davalı-karşı davacı sendikanın temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı sendikanın aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacılardan Doğan'da diğer davacı gibi aynı gerekçelerle genel kurulun iptalini istemiştir.
Mahkeme, "denetleme kurulu üyesi olan davacının her ne kadar hatalı delege tespiti yapılan bazı yönetim kurulu toplantılarında izleyici olarak bulunmuş ise de imza etme ve kararlara iştirak yetkisi bulunmadığı ve kesin delege sayılarını tespit edecek bilgiyi taşımadığı ve genel kurul hazurun tutanağına itiraz etmemesinin Genel Kurulun iptalini talep etmesine engel olamayacağı ve genel olarak delege tespitlerinin hatalı yapıldığını kabul ederek genel kurulun..." iptaline karar vermiştir.
Ancak denetim kurulu üyesi olan davacı yasalardan ve sendika tüzüğünden kaynaklanan görevlerini öncelikle yerine getirmemiştir.
Sendikalar Yasasının 19/II. maddesinde denetim kurulu üyeleri için gösterilen görevlerden biriside "Yönetim Kurulu faaliyetlerinin" Kanuna,, tüzüğe ve genel kurul kararlarına uygunluğunu denetlemektir. Bu davacı hatalı delege tespitleri ile ilgili bazı yönetim kurulu toplantılarını izlemiş ve toplantıda alınan kararlara ıttıla kasbetmiş olup, bizzat uzun müddet kaldığı sendika genel merkezinde daha önceki toplantılarda alınan kararlarında kanun ve tüzüğe uygunluğunu araştırıp tespit edebilecek durumdadır. Yine alınan tüm yönetim kurulu kararlarının yasaya, tüzüğe ve hukuka uygunluğu yönünde denetim raporu düzenlemiştir. Ayrıca, davacı dava dilekçesinde delege tespitlerinin ne şekilde yapıldığını bilmediğini savunmamıştır. Davacı kendisine düşen görevleri yerine getirmemiş veya getirmek istememiştir. Yetkilerini ve görevlerini kutlanmayan ve yerine getirmeyen kişinin bu kere ve seçimler yapıldıktan sonra delege belirleme usulüne aykırılık nedeniyle Genel Kurul ve kararlarının iptalini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır.
Yine bu davacı genel kurul toplantısına katılmış ve gerek toplantı öncesi ve gerekse toplantıda itirazlarını belirtmemiş ve genel kurulun aldığı tüm kararlara katılmış olup, Medeni Kanunun 68. maddesi gereğince katıldığı ve olumlu oy kullandığı genel kurulun ve aldığı kararların iptali talebiyle dava açması yerinde olmadığından bu davacının da davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA), davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 21.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD Ağustos 2001)
Full & Egal Universal Law Academy