(2004 S. K. m. 67) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi emekli olmak suretiyle işten ayrılmış olup, davacının kıdem tazminatı uyuşmazlık konusu olmayan hizmet süresi ve tavan miktarı üzerinden hesaplanmıştır. Hesaplanan bu tazminat ödenmeyince, davacı icra takibine geçmiş, ancak davalı taraf itirazda bulunmuştur.
Dosya içindeki bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığı gibi, hesaplama şekli de hatalıdır. Davacı işçinin hizmet süresi ve ücreti ile tavan miktar işverence bilindiğine ve bu olgularla kıdem tazminatı işverence hesaplandığına göre, ortada artık likit bir alacak vardır. Bu şekildeki bir alacağa yapılan itirazın iptaline karar verilmesi halinde davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece icra takibine konu belirlenen ve bilinen tüm alacağa yönelik itirazın iptali ve takibin devamı yerine, hatalı bilirkişi raporu ile belirlenen miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi de hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy