(1475 S. K. m. 89)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde 1992-1999 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürerek ihbar kıdem tazminatları ile yıllık ücretli izin ve ücret alacakları isteklerinde bulunmakta olup, açılan bu davaya karşı davalı işverenin ise, davacının işyerinde çalışmadığı ancak aradaki dostluk ilişkisi nedeni ile zaman zaman davacının işyerine gelip kendilerine yardımda bulunduğu şeklinde bir savunma ileri sürmektedir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek davacının işyerinde hizmet akti ile çalışmadığı görüşü benimsenmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın açılmasından önce davacı Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurarak davalı hakkında şikayette bulunmuştur. Bölge Çalışma Müdürlüğünce araştırma ve inceleme yapılmış ve bu beyanda davalı işveren ile davacının tanıkları dinlenmiştir. Davalı anılan müdürlüğe verdiği ifade de 1992-1999 yılları arasında zaman zaman davacının işyerinde kendilerine yardımda bulunduğunu ve irsaliye belgelerini imzaladığını bundan dolayı kendisine komisyon da ödendiğini söylemiştir. Bölge Çalışma Müdürlüğü sonuç olarak 7 yıl uzun bir sürede davacının irsaliye işyerinde çalıştığı ve bu çalışması sırasında irsaliye belgelerinde imzaları bulunduğu aradaki ilişkinin hizmet akti ilişkisi olduğu davacının ücret, yıllık ücretli izin alacağı ile ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkemece taraf tanıkları dinlenmiş olup, davacının tanıklarının işyerinde çalışan kişiler olmakla birlikte konu hakkında bilgileri olduğunu ve davacının işyerinde uzun süredir çalıştığını belirtmişlerdir. Davalı tanıkları da dolaylı şekilde bu çalışmayı doğrulamışlardır. Tüm bu yazılı ve sözlü deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının işyerinde hizmet akti ile asgari ücret üzerinden çalıştığının kabulü doğru olur. Bundan başka 1475 sayılı İş Kanunun 89. maddesinde Bölge Çalışma Müdürlüğünce tutulan tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber olacağı kuralı öngörüldüğüne göre, bu tutanakların yargılama aşamasında çürütüldüğü sonucuna da varılamamaktadır. Böyle olunca konu ile ilgili olarak hesap bakımından işin bilirkişiye verilerek yapılacak hesaplamalar mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi bakımından gereklidir.
Yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy