(1475 S. K. m. 13, 14) (4857 S. K. m. 17) (818 S. K. m. 179)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ile hafta tatili gündeliğinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı işçinin devir alan yeni işveren tarafından mı yoksa önceki işveren döneminde işyerini terketmek suretiyle mi hizmet akdi ilişkisinin sona erdiği konusu tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değildir. Gerçekten, gerekçeli kararın ilgili bölümünde mahkemece dosya içeriği ve tanık anlatımları dikkate alınarak devralan işveren tarafından sona erdirildiği belirtildikten sonra davacı işçinin işten ayrıldığı şeklinde bir cümlede eklenmiştir. Görüldüğü gibi gerekçeli kararın bu kısmı çelişkilidir. Şayet yeni işveren tarafından hizmet akdi feshedilmişse bu takdirde önceki işveren olan devir tarihindeki süre ve ücret üzerinden kıdem tazminatı alacağından sorumlu olur. İstifa halinde ise sorumluluk sözkonusu değildir. Bu husus hüküm kurulacak şekilde belirginleşmemiştir. Öncelikle, devir tarihi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli bunun içinde gerektiği takdirde ticaret odasından tahkik edilmelidir. Devirden önceki bir fesih hali bulunması durumunda da kuşkuya yer vermeyecek şekilde hangi tarafça ve nasıl sözleşmenin bozulduğu ortaya çıkarılmalıdır.
Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy