(1475 S. K. m. 30, 35)
Dava: Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, yaptığı fazla mesai karşılığı alacağının ödenmediğini ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davalı işveren ise 8.12.1999 tarihli ibraname içeriğine göre böyle bir iddiada bulunulamayacağını savunmuştur.
Dosya içinde bulunan söz konusu ibraname metni incelendiğinde fazla mesai ücretleri ile birlikte ihbar, kıdem tazminatı ve diğer birçok işçilik haklarının ödendiğini belirtilmiştir. Mahkemece ibranamede ayrı olarak aynı tarihte düzenlenen tediye belgesinde ücret, ikramiye ve kıdem tazminatlarının ödendiği ve miktarları gösterilmiştir. Bu tediye belgesinde fazla mesai alacağının ödendiğine dair bir ibare bulunmadığı için fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan yazılı belgeler karşılaştırıldığında içerikleri itibariyle bir özdeşlik yoktur. İbranamede başka alacaklara da yer verilmiştir. Bu durum karşısında fazla mesai alacağının ödeme belgesinin düzenlendiği tarihten daha öncede ödenmiş olması mümkündür. Bu bakımdan tediye belgesinin de ibraname ile içeriklerin aksine başka bir yazılı belge gösterilmediği sürece geçerli kabul edilmelidir. Böyle bir belge somut olayda söz konusu olmadığına göre fazla mesai alacağı isteği reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy