(1475 S. K. m. 26, 46) (4857 S. K. m. 32, 50)
Dava: Davacı, harcırah primi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı aylık 250.000.000 lira maktu ücret dışında işveren tarafından hak edişlerin %3'ünün prim olarak ödeneceğini iddia etmiş, davalı ise inşaatın bitimi halinde net karın %10'unun prim olarak ödeneceğini savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme mevcut değildir. Davacı tanıkları prim konusunda bilgi vermemişlerdir. Davalı tanıkları ise net karın %10'unun davacıya prim olarak ödeneceğini doğrulamışlardır. Böyle olunca davalının net karı belirlenmeli, davacının inşaatın %50'si bitimine kadar çalıştığı göz önünde bulundurularak prim alacağı saptanmalıdır. Mahkemece, hak edişin %3'ünün prim olarak belirlenip hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 7.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy