(1475 S. K. m. 26, 30)
Dava: Taraflar arasındaki ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 3.4.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat T. Acar ile karşı taraf adına Avukat A. Kılıç geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında davacının aylık ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı işçi, işyerinde başkan yardımcısı olarak çalıştığından söz ederek aylık ücretinin 4.000 USD. olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren ise, imzalı bordrolarda yer aldığı üzere aylık 300.000.000 TL. brüt ücretle çalıştığını savunmuştur. Mahkemece davacının aylık ücretinin 4.000 USD. olduğu kabul edilerek fark ücret isteği hüküm altına alınmıştır.
İşyerinde çalışanların isimlerinin yer aldığı ücret bordrolarının incelenmesinde, her bir çalışanın unvanına göre maaş aldığı, davacıya da 300.000.000 TL. brüt aylık ücret ödendiği belirtilmiş ve çalışanların imzaları alınmıştır. Davacı işçiye ödenen aylık ücret miktarı o dönemdeki asgari ücretin yaklaşık dört katı tutarı olup, anılan belgeye itibar edilmelidir. Davacı tanıklarının soyut anlatımlarına göre sonuca gidilmesi doğru değildir. Öte yandan dosya içinde bir yabancı devlet konsolosluğuna hitaben yazılan yazıda davacının aylık ücretinin yıllık pirim hariç 20.000.000.000 TL. olduğu belirtilmiş ise de bu belgenin bir vize işlemi için verildiğinin bu itibarla da imzalı bordrolar karşısında içeriğinin gerçek duruma uygun olmadığının kabulü gerekir. Gerçekten bordrolarda isimleri yazılı çok sayıda işçinin ücretlerinin birbirinden farklı olduğu görülmektedir ki, şirket başkan yardımcısı olarak görev yapan davacının bordroların imzalanması olgusu karşısında farklı bir sonuca gidilmesi doğru olmaz. Bir başka olguda taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmayışıdır. Şayet daha yüksek bir ücret üzerinden davacı işverenle anlaşmış olsaydı kazanımları ve statüsü itibariyle bunu yazılı bir sözleşmeye yansıtması gerekirdi. Bu durumda ücret bordrolarına itibar edilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyada bulunan bordrolarda davacının ücreti 300.000.000 TL. olarak gösterilmişse de, gerek davacı tanıklarının açıklamaları gerekse dosyada bulunan 12.1.1999 tarihli yazı gözönünde tutulduğunda yukarıda belirtilen ücretten fazla aldığı anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle bordroda yazılı ücretin gerçek olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma kararma katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy