(2004 S. K. m. 33, 78)
Davalının toplu iş sözleşmesi gereğince kendisine ödenmesi gereken ücret, fazla çalışma istihsal pirimi ve ikramiye farklarının ödenmesi istemiyle davacı TKİ Genel Müdürlüğü aleyhine Ankara 5. İş Mahkemesinde açmış olduğu davanın yargılaması sonunda verilen 30.11.1995 tarihli ve 1994 - 2169 esas; 1995/2649 karar sayılarında, davacının davalıya 15.1.1995 tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte gerçekleşen alacakların tahsiline hüküm kurulmuş; anılan karar Dairemizin 22.5.1996 tarihli E.1995/37595, 1996/11298 Sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Davalı ilamın kesinleşmesinden sonra Ankara 4. İcra Dairesinin 1996/3160 sayılı dosyasıyla icra takibine girişmiştir. Bu takipte davalının en yüksek işletme kredisi faizi uygulanacak alacaklarına %1100 oranında faiz uygulanmış ve 18.146.039 lira alacak için 281.000.000 TL. faiz alacağı hesaplanmıştır. Davacı Genel Müdürlük açmış olduğu bu davada, en yüksek işletme kredisi faizin uygulanacağı alacaklılara % 1100 oranın yürütülmesinin doğru olmadığını, bu oranın o zaman % 50 olarak dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek fazladan ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren tahsil gününe hesap edilecek yasal faiziyle birlikte iadesini istemiştir.
Davalı vekili ise davanın reddini istemiştir.
Yapılan yargılama sonunda dava mahkemece reddedilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık icra ve iflas kanunu' nun para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin 33/4. maddesinde de atıf yapılan aynı kanunu'nun 72/8. maddesi uyarınca karara bağlanması gereken bir istirdat talebidir. Diğer bir anlatım la, davacının borcu olmayan bir parayı ödemek zorunda kalıp kalmadığının araştırılması hususudur. Bu da en yüksek işletme kredisi faizi oranının belirlenmesidir. Dosyada bulunan TC Merkez Bankasının 12.5.1995 tarih, 462533 sayılı yazıya ekli listede Türkiye'de faaliyette bulunan bankaların kısa vadeli işletme kredisi faiz oranları açıklanmıştır. Bu listede BNP-AK Bankası' nın verdiği faiz oranı %1100'dür. Anılan bankanın faiz oranı diğer bankalarca verilen aynı tür kredilere uygulanandan çok yüksek olduğu gözlenmiştir. Mahkemece bu faizin esas alınması doğru değildir.
Burada yapılacak iş; işletme kredisi veren Halk Bankası, Türkiye Kalkınma Bankası, Türkiye Sınaî Kalkınma Bankası gibi kamu bankalarından özellikle anılan yasa maddesinde belirtildiği gibi uygulanan işletme kredisi faizinin sorulup tespiti ve bundan sonra oluşacak duruma göre hesaplanması yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece aksine gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy Yazısı:
2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi ve Lokavt Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında, Toplu İş Sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahkûm edilen taraf, temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredi faizi ödemeye de mahkûm edilir... denilmektedir.
Davalının, davacı kurum hakkında açtığı eda davası sonucunda verilen mahkeme hükmünde bir kısım alacaklara işletme kredi faizi uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı ve yukarıda belirtilen yasa maddesinde bankalarca sözcüğü kullanılmakla bankalar arasında herhangi bir ayrım düşünülmemiştir.
İcra takibi sırasında incelemeye alınan listenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından gönderildiği ve Merkez Bankasının listede belirtilen oranlara karşı herhangi bir itirazının olmadığı ve listede belirtilen bankaların Türkiye de faaliyette bulunmalarına ve kredi kullandırmalarına yönelik bir kısıtlamanın da bulunmadığı ve faiz oranlarını, serbestçe belirledikleri açıktır.
Ayrıca yasa maddesinde bankalar arasında Devlet bankası olup olmadıklarına, işlem hacimlerine göre ayrım yapılmamış sadece bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi denilmiş olup, çoğul olarak kullanılan sözcükle tüm bankalara en yüksek işletme kredi faizi uygulayan bankanın faizinin değerlendirmeye alınması gerektiğine değinilmiştir. Ayrıca ortada hataen ödeme durumu da bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının hatalı ödeme iddiası da değerlendirmeye alınamayacağından bozma kararına iştirak edemiyor ve mahkeme kararının alınması gerektiği düşüncesindeyim.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy