(4857 S. K. m. 17) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatıyla cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı istekte bulunurken kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren yasal faiz uygulamasını talep etmiştir. 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde de kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Davacının isteminin bu doğrultuda kabul edilmesi ile hüküm altına alınan kıdem tazminatına fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 5 yıl süreli hizmet sözleşmesinde sözleşmeyi fesheden taraf için cezai şart yükümlülüğü getirilmiştir. Sözleşmenin yaklaşık 3 yıl kadar uygulanmasından sonra işveren tarafından feshedilmesi üzerine davacı işçi yararına hüküm altına alınan cezai şarttan hiçbir indirim yapılmamış olması dairemizin yerleşmiş uygulamalarına aykırılık oluşturur. Mahkemece cezai şartın miktarı dikkate alınarak böyle bir indirim yapılmamış ise de bu yaptırımın hizmet akdi süresi ile de ilgili olduğu düşünülmelidir. Bu bakımdan çalışılan ve çalışılmayan süreler arasında bir orantı kurularak hakkaniyete uygun bir indirim yapılmaktadır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy