(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 41) (1086 S. K. m. 74) (2821 S. K. m. 30)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı farkları, izin, boşta geçen sürelere ait ücret, ikramiye ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı davalı Banka işyerinde işyeri sendika temsilcisi olarak çalışırken 26.4.1995 tarihinde hizmet akdinin kendisine iftira atılmak suretiyle feshedildiğini, daha sonra aldığı işe iade kararının uygulanmasıyla 20.3.1997 tarihinde bir alt unvanla göreve başlatılıp haksız olarak 16.4.1997 tarihinde işten çıkarıldığını belirterek, noksan ödenen alacakları kıdem tazminatı, ihbar tazminatı farkları yıllık izin ücreti ile boşta geçen süre ücreti ve toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklar ve manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı işe iade kararının usule aykırı olmasına karşın uygulandığını, hayali isimler kullanarak ıskonto yapıp, usulsüz işlemlere karıştığını manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, son bilirkişi raporuna dayanılarak kıdem ve ihbar tazminatları farkları, yıllık izin ücreti, yakacak yardımı, ikramiye ve ücret alacağı ile maddi ve manevi tazminat isteklerinin ilk fesih tarihi 26.4.1995 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesi hükme bağlanmış, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 24.2.1987 tarihinde hizmet akdiyle çalışmaya başladığı davalı banka işyerinde Taşova şubesinde muhasebeci Uğur Pelitli ve memur Hasan Öztürk ile birlikte hayali isimler kullanarak ıskonto muamelesi yapmak, senetleri zamanında ödememek, hayali senetleri faizi hesaplanmış gibi portföye yerleştirerek yenilenerek bankayı 4.198.000 TL. (vergi, faiz vs. hariç) gelir kaybına uğratmaktan ve daha önce kınama cezası almış olduğundan dolayı TİS 78/5, 8, 13 ve İş Kanunu'nun 17/11. maddesine göre tazminatsız görevden çıkarma cezasıyla cezalandırılarak 26.4.1995 tarihinde hizmet akdinin işverence fesholunduğu 1.4.1994 tarihinden beri Basisen Sendikası işyeri temsilcisi olduğundan Pınarbaşı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 18.6.1996 tarih ve Esas 1995/130, Karar 1996/194 sayılı kararı ile işe iadesine karar verildiği, bu kararın davacının temsilcilik süresi 21.11.1995 tarihinde sona ermesine rağmen işverence 20.3.1997 tarihinde işe başlatmak suretiyle uygulanıp 16.4.1997 tarihinde iş kanunun 13. maddesi uyarınca ihbar ve kıdem tazminatları boşta geçen süre dikkate alınmaksızın ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacının kıdemi işe girdiği 24.2.1987 ile temsilcilik görevinin sona erdiği 21.11.1995 tarihleri arasında 8 yıl, 8 ay 27 gün ve 20.3.1997-16.4.1997 döneminde 26 gün olmak üzere toplam 8 yıl 9 ay 23 gün olduğu halde yazılı şekilde son bilirkişi raporu esas alınarak 10 yıl 52 gün üzerinden hesaplanması hatalıdır. Bunun sonucu olarak boşta geçen süre ücreti ikramiye, yakacak yardımının temsilcilik görevinin sona erdiği tarih ile son işe giriş tarihi arasındaki kısmın değerlendirmeye tabi tutulmaması gerekir.
3- Davacının hizmet akdinin feshine gerekçe gösterilen sebepler şahsiyet hakkının hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğramasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan maddi talebi tazminat bulunmadığı halde kabulü de hatalıdır.
4- Kıdem tazminatı dışındaki alacaklar için davalı daha önce temerrüde düşürülmediği halde fesih tarihinden faize karar verilmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy