(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, gecikme zammı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, fark kıdem tazminatı ile faizinin tahsili istemi ile daha önce açmış olduğu davanın görülmesi sırasında davalı yersiz olarak ödemiş olduğu ihbar ve izin alacağını takas ve mahsubu definde bulunmuş, mahkemece bu savunma doğrultusunda da takas ve mahsup konusu alacaklar fark kıdem tazminatı miktarından daha fazla olduğu için davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kez açtığı dava ile davacı işçi, hizmet akdinin fesih tarihinden önceki davada takas ve mahsubun ileri sürüldüğü tarihe kadar geçen süre için fark kıdem tazminatı için işlemiş faizi talep etmektedir. Mahkemece, istek gibi hüküm kurulmuş ise de, önceki dava sonunda davanın reddine karar verilmiş olduğuna göre kıdem tazminatı faizini de içeren önceki ret kararı bu dava için kesin hüküm oluşturur. Bu bakımdan yeni bir dava ile önceki dava kapsamına giren alacağın fer'inin isteme olanağı yoktur. Böyle olunca bu davanın da reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy