(2821 S. K. m. 25) (5521 S. K. m. 5) (2822 S. K. m. 15, 16, 22, 47, 51, 60)
Dava: Davacı, sendika üyeliğinden çıkarılma kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, görevsizlik yönünden davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, TÜPRAŞ Kırıkkale Rafinerisi işyerinde çalışmakta iken üyesi bulunduğu davalı sendika tarafından haksız olarak üyelikten çıkarıldığını belirterek üyelikten çıkarılma kararının iptalini istemiştir.
Davalı sendika, usulüne uygun ve süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece işyerinin bağlı olduğu Bölge Çalışma Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu ve işyerinin bağlı olduğu müdürlüğün Ankara`da bulunmasından dolayı Ankara İş Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 25/3. maddesinde ... çıkarma kararına karşı üye veya işyerinin bağlı bulunduğu bölge çalışma müdürlüğü kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemeye itiraz edebilir... şeklinde düzenlenen hükümdeki Mahalli mahkeme ifadesi ile hangi yer mahkemesinin amaçlandığı konusunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen genel yetki kuralına ek olarak işçinin işini yaptığı yer mahkemesi de yetkili kılınmış bulunmaktadır. İş yargılamasında yetkili mahkeme konusundaki bu düzenleme özel nitelikte olup, işçiler yararına işçileri korumak düşüncesiyle kabul edilmiştir.
Öte yandan İş Hukuku mevzuatında, bazı uyuşmazlıklara ilişkin davalarda işyerinin bağlı olduğu Bölge Çalışma Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş mahkemesinin yetkili olduğu şeklinde özel düzenlemelere de yer verilmiş bulunmaktadır. Gerçekten 2822 sayılı Toplu İş sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 15, 16, 22/IV, 47/I, 51/IV ve 60/1 maddelerinde bu şekilde özel bir yetki kuralı açıkça öngörülmüştür. Somut olay ile ilgili 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 25/3. maddesinde ise açıkça özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu konuda belirtmek gerekir ki 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesindeki genel yetki kuralından ayrılan bir düzenlemenin kanunda açıkça belirtilmesi icap eder. 2821 sayılı Kanunun anılan maddesinde böyle bir özel yetki kuralına açıkça yer verilmediğine göre sorunun 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Bu sonuç, iş yargılamasında işçiyi koruma düşüncesiyle hareket eden kanun koyucunun iradesine de uygun düşecektir. Bu durumda, davacının işini yaptığı yer iş mahkemesi de yetkili olduğundan işin esasına girilerek hüküm verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 02.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy