(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı, kıdem tazminatı faizi, ihbar tazminatı ile işçilik haklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma günü hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İcra takibine talepnamede kıdem tazminatı ve bunun faizi gösterilip toplandıktan sonra bulunan toplam meblağın takip tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizleriyle tahsili isteğinde bulunulmuş ve mahkemece de bu istek doğrultusunda itirazın iptali ile takibin devamı şeklinde hüküm kurulmuş olması faizi için faiz yürütülmesi anlamına gelmektedir. Böyle bir kabul Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesindeki faize faiz yürütülemeyeceği kuralına aykırılık oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, faiz bir tarafa bırakılarak sadece ana para için mevduat faizi yürütülmesini sağlayacak şekilde hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy