(2821 S. K. m. 4) (2822 S. K. m. 3/2, 12, 13)
Dava: İ.... Ekspo Grup Tekstil San. A.Ş. adına Erol ile 1- Çalışma ve sosyal güvenlik Bakanlığı adına Avukat Mürvet 2- T.... Sendikası adına avukat Kazım aralarındaki dava hakkında (Eskişehir İş Mahkemesi)nden verilen 1.2.2000 günlü ve 49-19 sayılı hüküm davalılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işçi sendikası, davacı işverenin Eskişehir Bölge Çalışma Müdürlüğüne bağlı Bilecik 'teki 2. Organize Sanayi Bölgesinde kurulu fabrika işyeri için 2.11.1998 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurarak işyerinde çalışan işçilerin çoğunluğunun bulunduğunun tespitini istemiş, Bakanlıkca da yapılan inceleme sonucunda işyerinde toplam 228 işçinin çalıştığı, bunlardan 122'sinin başvuruda bulunan sendikanın üyesi olduğu belirlenerek ilgililere tespit yazısı gönderilmiştir.
Davacı işveren şirket, süresinde bu itiraz davasını açarak ekonomik nedenlerden dolayı başvuru tarihinden önceki döneme işçi tenkisatına gidildiğini sendikalı sendikasız işçi ayrımı yapılmaksızın işçilerin bir kısmının işine son verildiğini, sendikanın bu nedenle çoğunluğunun bulunmadığını hatta işçiler işyerinden çıkarıldıktan sonra sendikaya üye kaydedildiklerini ileri sürerek tespit yazısının iptaline karar verilmesini istemiştir. Yarglamanın sonraki aşamalarında da aynı işkoluna giren Bursa da bir başka fabrikanın ve İstanbul'da da şirket merkezinin bulunduğunu böylece her iki fabrikanın istanbul'daki merkezden sevk ve idare edildiğini bildirmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre gerçekten Bursa'da da aynı işkoluna girdiği anlaşılan bir fabrika işyerine davacının sahip olduğu o işyeri içinde davalı sendikanın 22.9.1997 tarihinde toplu sözleşme yapmak amacıyla Bakanlığa başvurduğu, Bakanlıkca da işveren sendikasının çoğunluğa sahip olduğunu bildirdiği işveren tarafından açılan itiraz davasının 31.8.2000 tarihli kapsayan bir Toplu İş Sözleşmesinin bağıtlandığı, o sözleşme kapsamına bu dava konu Bilecik'teki fabrika işyeri ile İstanbul'daki merkez bürosunun dahil edilmediği açıkça görülmektedir.
Mahkemece konu üzerinde daha başka bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın Bilecik'teki işyerinin kapsamında bulunduğu bu itibarla ancak bir işletme Toplu İş Sözleşmesi yapılmasının mümkün olacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 3/2. maddesine göre "Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkoluna sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir..." kuralına yer verilmiştir ki, mahkemece de bunun kamu düzeni ile ilgili omlduğu kabul edilmektedir. Bu yönden mahkeme kararı isabetlidir. Ne varki bir fiili durum sözkonusu olup işletmeye tabi Bursa'daki fabrika işyeri için işçi sendikası daha önce prosedürü başlatarak sadece o işyerinde işçilerin Anayasal toplu sözleşme hakkından yararlandırılmamaları sonucu ile karışlaştırılır. Bu görüşün paylaşılması mümkün değlidir. Dairemizin özellikle 2822 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1982 yılından itibaren istikrarlı şekilde uygulamasının bu davada da dikkate alınması zorunluluğu vardır. Buna göre toplu iş sözleşmeleri süreleri fiili durum dikkate alınarak özellikle bir düzenlemeye tabi tutulabilir. Örneği iki yılılk bir sözleşme eyrine bir yılılk sözleşme ile yetinilebilir. Gerekiyorsa iki yıllık yerine üç yıllık da düşünülebilir. Bu itibarla bu davada hakimin bu konuya dikkat ederek daha sonraki dönem için işletme kapsamıyla tüm işyerlerinin bütünlük altında düzenlemeye tabi tutulması sağlanabilir. Bu davada Bursa'daki şyeri böylece kapsam dışı bırakılarak İstanbul'daki merkez büronun aynı işkoluna girip girmediği incelemeyi tabi tutulmalı, girdiği kabul edildiği takdirde o işyerinde çalışan toplam işçi sayısı ve davalı sendikaya üye işçilerin sayıları belirlenmelidir. Ayrıca Bilecik'teki toplam ve sendikaya üye işçi sayıları da kuşkuya yer vermeyecek şekilde hasıl olacak sonuca göre hükmün kurulması gerekir.
Hatalı değerlendirmeyle itiraz davasının kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.3.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Muteriz işveren şirketin aynı işkolunda Bursa D... Sanayi Bölgesindeki işyerinde 22.9.1997 başvuru tarihi itibariyle aleyhine itiraz olunan sendikanın çoğunluğu bulunduğu yolundaki Bakanlık tespitine karşı 3.11.1997 tarihli dava dilekçesinde bu dava konusu olan bilecek 2. Organize sanayi bölgesinde kurulu işyerinden de söz ederek işletme toplu iş sözleşmesi yapılacağı gerekçesiyle itirazda bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
1982 Anayasa'nın 53. maddesinde "aynı işyerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz" esasına yer verilmiştir. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 3. maddesi ise "Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. Bir gerçek ve tüzel kişiye ve kamu kurum ve kuruluşna ait işkolunda birde çok işyerine sahip bir işyletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözlmeşmesi denir. ...Bir işyerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz" kuralını getirerek aynı işyeri numaraları alınmış olsa da işletme bütünlüğünün bozulmaması için kamu düzeni amacıyla öngörülen kurala göre oluşturulan yerel mahkeme kararının onanması düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy