(1475 S. K. m. 13, 14, 35, 49) (1086 S. K. m. 74) (YHGK. 06.03.2002 T. 2002/9-105 E. 2002/138 K.)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, hafta bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyiz incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.6.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava dilekçesinde, davacının davalıya ait işyerine ilk olarak 1977 yılında girdiği, 1981 yılında ise nedensiz yere çıkarıldığı, sonrasında başka işverene bağlı olarak çalıştığı, son olarak da 1987 yılında tekrar girdiği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının 1979 - 1983 yılları arasında 4 yıl 23 gün davalı işyerinde çalıştığından söz edilerek, bu süreninde hizmet süresine eklendiği anlaşılmaktadır. Ne varki davacı yönünden dava dilekçesindeki beyan bağlayıcı olup, sonuç itibarıyla verilen karar hizmet süresi bakımından HUMK'nun 74. maddesinde yazılı olan istekle bağlılık kuralına aykırılık oluşturur.
Böylece kıdem tazminatı ile yıllık ücreti izin alacağı hakedilenden fazla şekilde hüküm altına alınmış olmaktadır.
3. Davacı vekili tarafından ek davadan önce her iki davalıya tebliğ edilen ihtarname ile ek davaya konu alacaklar ile ihbar tazminatı isteklerinde bulunulmuş, sonradan açılan ek dava ile bu temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiştir. Mahkemece buna rağmen temerrüt tarihi yerine daha sonraki ek dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy