(818 S. K. m. 101/2) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirii sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının temyizine gelince; fesih tarihinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 15/A maddesinde "Her türlü işten ayrılmalarda, işçilerin iş bu toplu s özleşmesi ve ilgili kanun hükümleri uyarınca almaları gereken her türlü hakları işten çıkış işleminin yapıldığı gün ödenir" şeklinde düzenleme sözkonusu olup B bendinde ise; "işten ayrılmalarda ilgili işçilerin her türlü haklarının ödenmesi (A) bendinde ehükümlenen ödeme süresini aşarsa, işçiye gecikilen her gün için bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ödenir" kuralına yer verilmiştir. Buna göre toplu iş sözleşmesi ile işçilerin her türlü haklarının ödenmesi için kesin bir vade kararlaştırılmış olup Borçlar Kanunuun 101/2. maddesi gereğince ayrıca temerrüde düşürmeye gerek yoktur. Hüküm altına alanın ihbar tazminatı açısından işçi lehine öngörülen faizini yürütülmesi gerekirken mahkemece inhbar tazminatına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi hatalı ise d e, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerek görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasındaki ihbar tazminatı faizi ile ilgili "...16.6.1998 dava tarihinden itibaren yasal faiz..." sözcüklerinin çıkarılmasına, yerine "13.3.1998 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte..." yazılmasına ve kararın bu düzeltilmiş şekliyle (ONANMASINA), temyiz giderinin 710.000 TL.nin davacıya arta kalanın davalıya yükletilmesine, 08.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy