(1475 S. K. m. 1, 14) (506 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4081 sayılı Çiftçi Mallarını Koruma Kanunu kapsamında bekçi olarak çalışmış olan davacı, Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almak amacıyla ayrıldığından bahisle kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun değişik 2/2. maddesi Çiftçi Malları Koruma Derneğinde bekçi olarak çalışanların bu kanun hükümlerine tabi olacağını öngörmüş ise de; bu durum hizmet ilişkisinin varlığını göstermez. Davacı bekçi hizmet akdine dayanan çalışması olmadığı için 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde öngörülen kıdem tazminatına hak kazanamaz. Diğer yandan 4081 sayılı Kanunda da bu tür bir hak öngörülmüş değildir. Böyle olunca davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.03.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy
İş Mahkemeleri; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun birinci maddesine göre İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle, işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi için kurulmuş mahkemelerdir.
İş Mahkemelerinin görevini belirleyen temel unsur dairemiz kararlarında kabul edildiği gibi hizmet akdinin varlığıdır.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy