(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı,
İş Mahkemesinde açmış olduğu 1998/1059 esas sayılı dosya ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ihbar, kıdem tazminatı ile birlikte işçilik haklarını istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda anılan istekler tespit edilmek suretiyle taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Bu karar davalının yokluğunda verilmiş ve davalıya tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye de rastlanmamıştır. Diğer bir ifade ile karar kesinleşmeden davacı tarafından icraya konulmuş ise de davalının icraya itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı açmış olduğu bu dava ile de itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada bu dava kabul edilmiştir. Ne var ki ilk davaya ait kararın kesinleşip kesinleşmediği konusunda mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Yapılacak iş
İş Mahkemesinde görülen 1998/1059 esas sayılı kararın kesinleşip kesinleşmediği konusu üzerinde durulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy